<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cilt Sağlığı &#8211; MedikoMag</title>
	<atom:link href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.medikomag.com</link>
	<description>Popüler Sağlık Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Feb 2022 06:50:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/07/cropped-favicon-fin-32x32.png</url>
	<title>Cilt Sağlığı &#8211; MedikoMag</title>
	<link>https://www.medikomag.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</title>
		<link>https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 06:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bedenini Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rahatsızlıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atopik dermatit nedir? Atopik dermatit kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve alevlenmenin eşlik ettiği kronik (tekrarlayan) bir cilt hastalığıdır. Çoğu zaman genetik yatkınlık olarak ortaya çıkar (yani bir kişinin anne veya babasında atopik yapı varsa çocuklarında da bu durum ortaya çıkabilir). Atopik yapılı hastalar, yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak çevresel faktörlere karşı ani bir aşırı duyarlılık geliştirirler. Atopik&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/">Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Atopik dermatit nedir?</strong></p>



<p class="has-drop-cap">Atopik dermatit kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve alevlenmenin eşlik ettiği kronik (tekrarlayan) bir cilt hastalığıdır. Çoğu zaman genetik yatkınlık olarak ortaya çıkar (yani bir kişinin anne veya babasında atopik yapı varsa çocuklarında da bu durum ortaya çıkabilir). Atopik yapılı hastalar, yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak çevresel faktörlere karşı ani bir aşırı duyarlılık geliştirirler.</p>



<p><strong>Atopik dermatit hangi yaşlarda daha sık görülür?</strong></p>



<p>Atopik dermatit; çocukların %10-15&#8217;inde, erişkinlerin ise %2-10&#8217;nunda görülür. Atopik dermatitin görülme sıklığı, son 30 yılda sanayileşmiş ülkelerde iki ya da üç kat artmıştır. Bunun sebebi de yaşamın erken dönemlerinde mikroorganizmalarla temasın az olması sonucu atopik hastalıklara yatkınlığın artmasıdır.</p>



<p><strong>Atopik dermatiti tetikleyen faktörler nelerdir?</strong></p>



<p>Atopik dermatit lezyonlarını tetikleyen faktörler olarak; ev tozu akarları, polenler, hayvan tüy ve döküntüleri, bazı yiyecekler (inek sütü, yumurta, balık, fıstık, soya, buğday), bakteriler, mantarlar, virüsler, sıcak su ve sabunla banyo, terleme, deterjanlar, sentetik yünlü giysiler, sıcak-kuru iklim, stresin artması sayılabilir. Bu tetikleyici faktörlerden biri bile atopik dermatit semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Özellikle kışın nem azalınca deriden su kaybı artar bu da lezyonların artmasına neden olur. Ayrıca sıcak su ve sabun da semptomların alevlenmesine yol açabilmektedir.</p>



<p>Atopik dermatitin en belirgin özelliği kuru ve kaşıntılı bir deridir. Bunun nedeni de derinin üst tabakasında yer alan koruyucu tabakanın zarar görmesi ve derinin nemini kaybetmesidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="1024" height="891" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1024x891.jpeg" alt="Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek" class="wp-image-2627" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1024x891.jpeg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-300x261.jpeg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-768x669.jpeg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1536x1337.jpeg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-2048x1783.jpeg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-450x392.jpeg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-225x196.jpeg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-900x783.jpeg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1350x1175.jpeg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-20x17.jpeg 20w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Atopik dermatitin tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>



<p>Atopik dermatit, kronik olarak tekrarlayan ve tam olarak nedeni bilinmediği için kesin bir tedavisi olmayan bir cilt hastalığıdır. Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Bunun içinde belirli tedavi basamakları bulunmaktadır.</p>



<p>Etkili bir tedavi; erken dönemde lezyon gelişimi ilerlemeden atakları önlemeye, alevlenmenin şiddetlendiği dönemde ise uygun deri bakımının sağlanmasına ve atak sayısının azaltılmasına yönelik olmalıdır. Bu anlamda tedavi üç aşamadan oluşur;</p>



<p><span style="color:#0037a3" class="has-inline-color"><strong>1)</strong> Bozulmuş deri bariyerinin tamiri için hayat boyu emolyen (nemlendirici) kullanımı ve doğru deri temizliği yapmak,</span></p>



<p><span style="color:#0029a3" class="has-inline-color"><strong>2)</strong> Hayat boyu bozulmuş deri bariyerini güneşten en üst düzeyde korumak,</span></p>



<p><span style="color:#000aa3" class="has-inline-color"><strong>3) </strong>Semptomlar hafif-orta düzeydeyken (erken dönem) kontrol altına almak.</span></p>



<p>Atopik dermatit tedavisinde derinin temizliği ve bakımı tedavinin temelini oluşturur. Deriyi tahriş edici madde ve alerjen içermeyen, özellikle içerisinde emolyen içeriği yüksek vücut şampuanları hastaların banyoda da tedavilerinin devamını sağlar.</p>



<p>Atopik dermatitli çocuklar, sağlıklı çocuklardan farklı olarak hasarlı bir deriye sahip oldukları için çok sık duş almamalı, duş aldıklarında da emolyen içeriği yüksek temizleyicileri kullanmaları gerekmektedir. Çünkü kendilerine özel olmayan temizleyicilerin kullanımı hasarlı olan deri duvarına daha çok hasar vererek semptomların tetiklenmesine sebep olacaktır. Bu anlamda atopik dermatitli çocuk ve yetişkinlerin temizleyicileri de atopik dermatite özel olmalıdır.</p>



<p>Her atopik dermatit hastasının yaşam boyu dikkat etmesi gereken en önemli nokta, bozulmuş deri bariyerini tamir etmeye yönelik emolyen kullanımıdır. Tüm hayatları boyunca emolyen kullanımı ve güneşten en üst düzeyde korunmak bu hastalar için en önemli noktadır. Çünkü yaygın deri kuruluğu atopik dermatitin önemli belirtilerinden biridir. Bu nedenle atopik dermatit tedavisinde, bozulmuş deri bariyerini tamir ederek hastaların yaşadığı kuruluğun giderilmesi tedavinin ilk basamağını oluşturmaktadır. Yani derinin en iyi şekilde nemlendirilmesi şarttır. Atopik dermatitli hastalarda cildin nemlendirilmesi çok önemlidir ve bu durumun önemi birçok bilimsel yayında belirtilmiştir. Şunu da unutmamak gerekiyor, sağlıklı bir deri bariyerinde bulunan en önemli yapıtaşlarından birisi linoleik asittir. Linoleik asit, derinin bütünlüğünün korunmasında önemli bir role sahiptir. Deri bütünlüğü bozulduğunda kuruluğun yanı sıra deri, dışardan gelecek tehlikelere de açık hale gelmektedir.&nbsp; Bu anlamda da hastalar esansiyel yağ asit içeriğine sahip emolyenler kullanmalıdırlar. Ancak her emolyen deri bariyerini tamir edecek içeriği sahip değildir. Bu noktada hem atopik dermatit semptomlarını hafifletici hem de deri bariyerini onarıcı etkileri için linoleik asit içeren emolyenler kullanılmalıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="647" height="1024" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-647x1024.png" alt="Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek" class="wp-image-2628" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-647x1024.png 647w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-190x300.png 190w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-768x1215.png 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-971x1536.png 971w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-1294x2048.png 1294w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-450x712.png 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-225x356.png 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-900x1424.png 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-1350x2136.png 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-20x32.png 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01.png 1477w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></figure>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/">Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolunu mu Arıyorsunuz ?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yolunu-mu-ariyorsunuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 12:15:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cilt lekesi]]></category>
		<category><![CDATA[hiperpigmentasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında “cilt lekesi” olarak bilinen hiperpigmentasyon genellikle zararsız bir sağlık problemi olsa da kişinin kozmetik görünüşünü bozduğu için oldukça can sıkıcıdır. Bu yazımızda cilt lekelerinin nasıl ve neden oluştuğuna ve cilt lekelerinden kurtulmak için tercih edebileceğiniz çözüm yollarına değineceğiz. Cilt Lekesi (Hiperpigmentasyon) Nedir? Yukarıda da tanımlandığı şekilde halk arasında “cilt lekesi” olarak adlandırılan hiperpigmentasyon,&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yolunu-mu-ariyorsunuz/">Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolunu mu Arıyorsunuz ?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Halk arasında “cilt lekesi” olarak bilinen hiperpigmentasyon genellikle zararsız bir sağlık problemi olsa da kişinin kozmetik görünüşünü bozduğu için oldukça can sıkıcıdır. Bu yazımızda cilt lekelerinin nasıl ve neden oluştuğuna ve cilt lekelerinden kurtulmak için tercih edebileceğiniz çözüm yollarına değineceğiz.</p>



<p><strong><span style="color:#2711ee" class="has-inline-color">Cilt Lekesi (Hiperpigmentasyon) Nedir?</span></strong></p>



<p>Yukarıda da tanımlandığı şekilde halk arasında “cilt lekesi” olarak adlandırılan hiperpigmentasyon, derinin bazı bölgelerinde koyulaşmayı ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Ciltte oluşan lekelerin büyüklüğü ve derinliği değişken olabilir ve bu lekeler vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkabilir.</p>



<p><strong><em>Hiperpigmentasyon;</em></strong> Güneşin zararlı ( UV ) ışınları, kimyasal maddeler, deri bütünlüğünü bozan işlemler gibi dışarıdan gelen uyaranların, deri altındaki renk (pigment) üretiminden sorumlu hücreleri gereğinden fazla (aşırı) uyarması ile ortaya çıkmaktadır. Bölgesel olarak aşırı pigment üretimi de ciltte lekelerin oluşmasına neden olmaktadır.</p>



<p><strong><span style="color:#4b11ee" class="has-inline-color">Cilt Lekesi Nasıl Tedavi Edilir?</span></strong></p>



<p>Hiperpigmentasyon tedavisi ciltteki lekenin yapısı, derinliği ve oluşum zamanına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu tedavi uzun ve zorlu bir sürece dönüşebilir. Tedavinin etkisini maksimum düzeye çıkarmak için kombine tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.</p>



<p><em><strong><span style="color:#0274a5" class="has-inline-color">Hiperpigmentasyon tedavisi üç aşamadan oluşur:</span></strong></em></p>



<p><strong>1-</strong> <strong>Lekeli hücrelerin deriden uzaklaştırılması</strong>: Görünür haldeki lekeler kişileri ruhsal olarak da olumsuz etkilediği için tedavideki öncelikli amaç görünür halde bulunan lekeli yapıların ciltten uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Bu amaçla hekimler farklı uygulamalar ya da ürünler kullanırlar ve var olan lekelerin deriden uzaklaşması sağlanır. Peeling ve lazer uygulamaları, dermabrazyon (lekeli cilt bölgesinin mekanik işlemlerle soyulması), PRP, mezoterapi, kriyoterapi ve topikal soyucu ürünlerle lekeli hücreler temizlenir. </p>



<p><strong>2-</strong> <strong>Leke oluşumunun önlenmesi</strong>: Lekeli hücrelerin temizlenmesinde her ne kadar görünür haldeki lekeli yapılar ciltten uzaklaştırılsa da kalıcı bir çözüm için sorunun temeline inilir ve leke oluşumuna neden olan sebepler ortadan kaldırılır.</p>



<p><strong>3- Güneşin zararlı etkilerinden korunma:</strong> Leke oluşumuna sebep olan dış uyaranlardan en önemlisi güneş kaynaklı UV (ultraviyole) ışınlarıdır. Yeni lekelerin oluşmaması için sadece güneşli günlerde değil, her hava koşulunda güneşten iyi korunmak gerekir. Özellikle leke tedavisi sırasında tedavi sürecini de destekleyecek etken maddeleri içeren güneş koruyucuları tercih edilmelidir.</p>



<p><strong><span style="color:#112bee" class="has-inline-color">Cilt Lekesi Tedavisinde Neler Kullanılır?</span></strong></p>



<p>Bu aşamada hekimler özellikle renk açıcı ürünleri kullanırlar. Bu basamaktaki en önemli amaç, aşırı pigment (renk maddesi) üretiminde görev alan enzimi baskılamaktır. Bu anlamda kullanılan en önemli renk açıcı içerikler hidrokinon, kojik asit, arbutin, glabridindir. Bu içerikler bazen tek tek, bazen kombine şeklinde uygulanabilir. Renk açıcı maddeler aşırı renk üretiminin durdurulması gibi önemli göreve sahiptirler.</p>



<h5><strong>Hidrokinon;</strong></h5>



<ul><li>Güçlü renk açıcı etkisi ile tedavide en çok tercih edilen üründür.</li><li>Yan etki riski yüksektir.</li></ul>



<h5>Glabridin (Likoris ekstresi-Meyan Kökü Ekstresi);</h5>



<ul><li>Aşırı renk maddesi (melanin) üretimini baskılar.</li></ul>



<h5>Kojik Asit;</h5>



<ul><li>Hidrokinondan sonra en çok tercih edilen enzim baskılayıcı maddedir.</li></ul>



<h5>Alfa-Arbutin;</h5>



<ul><li>Hidrokinon türevidir. Ancak onun gibi yan etkileri yoktur.</li><li>Renk hücrelerinin aşırı çalışmasını normale döndürür.</li></ul>



<h5>Lavanta Yağı (Lavandula angustifolia Oil);</h5>



<ul><li>Pigmentli bölgedeki renk maddesi içeriğini azaltır.</li></ul>



<h5>Saccharomyces Pineapple Fruit Sucrose Ferment Filtrate;</h5>



<ul><li>Renk üretimini aktive eden enzimi baskılar.</li></ul>



<p><strong>Sitrik Asit;</strong></p>



<ul><li>Renk üretimini aktive eden enzimi baskılar.</li></ul>



<p><strong>Mentha piperita (nane) Yağı;</strong></p>



<ul><li>Renk üretimini aktive eden enzimi baskılar</li></ul>



<h5>Askorbil Tetraisopalmitat;</h5>



<ul><li>&nbsp;C vitaminidir.</li><li>Anti-oksidan olarak görev yapar.</li></ul>



<p><strong>Morinda citrofolia(Noni);</strong></p>



<ul><li>UV ışınlarına karşı koruma sağlar.</li><li>Yüksek anti-oksidan etki gösterir.</li></ul>



<p><strong>Traneksamik Asit;</strong></p>



<ul><li>Deri hücrelerinde UV kaynaklı üretilen plazmin sentezini baskılayarak aşırı renk üretimini azaltır.</li><li>Hiperpigmentasyonda etkilidir.</li></ul>



<h5>Niasinamid;</h5>



<ul><li>Leke oluşumunu engeller.</li><li>Deri renginin normal haline dönmesine yardımcı olur.</li></ul>



<h4><strong><span style="color:#003ba3" class="has-inline-color">Güneşten Korunma</span></strong></h4>



<p>Lekelerin oluşum ve ilerlemesinde güneş çok önemli bir faktör olduğu için leke tedavisi süresince her şeyden önce güneşin UV ışınlarından çok iyi korunmak gerekiyor. Unutulmaması gereken nokta ise UV ışınları sadece güneşli mevsimlerde değil, bulutlu ve karlı havalarda dahi zararlı etkilerini göstermektedir. Var olan lekelerin ilerlememesi ve yeni lekelerin oluşmaması için her dönemde (4 mevsim) güneşten korunmanın gerekliliği dikkate alınmalıdır. Özellikle leke tedavisi sırasında kullanılan güneş koruyucuların içeriğinin de tedaviye destek etken madde içeriğinin olması hem hastanın tedaviye uyumunu artırırken hem de tedavinin başarısını da artırır.</p>



<p>Bu aşamada örnek verilecek olursa Solante Pigmenta SPF 50+ Losyon üst düzey güneşten koruyucu etkisinin yanı sıra içeriğindeki özel aktif maddeler ile ciltte düzensiz pigmentasyon oluşumunu da önler.</p>



<p><strong><span style="color:#0300a3" class="has-inline-color">Depigmenta Krem</span></strong> Cilt Lekeleriyle Olan Mücadelenizde Size Yardımcı</p>



<p><strong><span style="color:#0001a3" class="has-inline-color">Depigmenta Krem</span></strong> cilt lekesi (hiperpigmentasyon) sorunuyla mücadelenizde yanınızda olacak en etkin çözümlerden biridir.</p>



<p>Kojik asit, Glabridin, Alfa-Arbutin, Askorbil tetraisopalmitat, Niasinamid, Traneksamik asit, Sitrik asit, Lavanta yağı, Morinda Citrofolia, Saccharomyces Pineapple Fruit Sucrose Ferment Filtrate, Mentha Piperita yağı içerikleri ile leke oluşum mekanizmasındaki her yola ayrı ayrı etki ediyor ve lekeye giden her yolu tek başına kapatıyor. Böylece Hiperpigmentasyonun her aşamasında etki gösteriyor.</p>



<p>Leke oluşum mekanizmasını çok iyi analiz ederek, bu mekanizmayı her basamağında durdurmayı başaran zengin içeriği ile Depigmenta Krem, Dermatologların ilgisini çeken ve tedavide ki yerini kısa sürede güçlendiren bir ürün olmayı şimdiden başardı.</p>



<p>Siz de cilt lekeleri nedeniyle rahatsızlık yaşıyorsanız hekiminize ve eczacınıza danışarak bu güçlü seçenekle tanışabilir ve cilt lekelerinizle vedalaşabilirsiniz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/12/Depigmenta-Krem.png" alt="Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolunu mu Arıyorsunuz ?" class="wp-image-2598" width="451" height="327" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/12/Depigmenta-Krem.png 327w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/12/Depigmenta-Krem-300x217.png 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/12/Depigmenta-Krem-225x163.png 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/12/Depigmenta-Krem-20x15.png 20w" sizes="(max-width: 451px) 100vw, 451px" /></figure></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-lekelerinden-kurtulmanin-yolunu-mu-ariyorsunuz/">Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolunu mu Arıyorsunuz ?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel Ayak Bakımı Konusunda Bilmeniz Gerekenler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/genel-ayak-bakimi-konusunda-bilmeniz-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2020 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayaklarımız vücudunuzun tüm ağırlığını taşımakla yükümlü oldukları için onlara iyi bir bakım borçluyuz. Çünkü ayak bakımını ihmal ettiğimizde yürüyüş bozukluğundan diz, bel ve kalça ağrılarına kadar türlü sorunla da karşılaşırız. Sıklıkla yanlış ayakkabı seçerek ya da şekil bozukluklarını önemsemeyerek ayaklarımızı ihmal ederiz. Günlük ve genel olarak yapmanız gereken ayak bakımı uygulamalarını tekrar hatırlayarak, bitmeyecek zannettiğiniz&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/genel-ayak-bakimi-konusunda-bilmeniz-gerekenler/">Genel Ayak Bakımı Konusunda Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ayaklarımız vücudunuzun tüm ağırlığını taşımakla yükümlü oldukları için onlara iyi bir bakım borçluyuz. Çünkü ayak bakımını ihmal ettiğimizde yürüyüş bozukluğundan diz, bel ve kalça ağrılarına kadar türlü sorunla da karşılaşırız. Sıklıkla yanlış ayakkabı seçerek ya da şekil bozukluklarını önemsemeyerek ayaklarımızı ihmal ederiz. Günlük ve genel olarak yapmanız gereken ayak bakımı uygulamalarını tekrar hatırlayarak, bitmeyecek zannettiğiniz sorunların üstesinden gelebilirsiniz.</p>



<h2>Yıkarken ve Kurularken</h2>



<p>Her günün sonunda ayak bakımı için ılık sabunlu su kullanın. Ayaklarınızı bu suyla temizleyin. Mantar oluşumunu engellemek için özellikle ayak parmak aralarını tamamen kuruladığınızdan emin olun. Duş alırken ayaklarınızı ayrıca yıkamayı ihmal etmeyin. Ayaklarınızın duşta kaldığınız süre boyunca sabunlu suyla zaten temizlenmiş olduğunu düşünmeyin. Bu işlemlerin sonunda ölü derileri arındırmak için peeling yapabilir, gerekiyorsa ayak tırnaklarınızı, batık olmaması için düz bir şekilde kesebilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="500" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670.jpg" alt="ayak bakımı" class="wp-image-2142" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-300x224.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-450x336.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-225x168.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-20x15.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Ayak Bakımı ve Nemli Ayaklar</h2>



<p>Kuru ayakların da nemlendirilmeye ihtiyacı var. Ayaklarınıza nemlendirici sürerken dikkat edeceğiniz nokta, ayak parmak aralarına sürmemek. Cildiniz sertleşmişse ya da nasır sorununuz varsa mutlaka bu sorunu hızla çözmeniz gerekir. Aksi halde nemlendirici istediğiniz sonucu vermeyecektir. Eczanede kolaylıkla bulunan medikal ürünleri inceleyebilirsiniz. Ayak bakımı için taş ya da törpü kullanmayı tercih ederseniz ve bu malzemelerle işlemi uzun süre yaparsanız nasırın tekrar daha sert büyümesine neden olabilirsiniz.</p>



<h2>Ayakkabı ve Ayak Bakımı &nbsp;</h2>



<p>Ayakkabı alışverişinizi ne zaman yapıyorsunuz? Ayak şişliğinin en ileri seviyede olduğu zaman öğleden sonradır ve ayakkabı alışverişini bu saatlerde yapmanızı tavsiye ederiz. Bu sayede aldığınız ayakkabı, ilerleyen günlerde sorun yaratmayacak, yaptığınız genel ayak bakımı zarar görmeyecektir.</p>



<h2>İki Ayakkabılı Hayat</h2>



<p>Ofise giderken rahat bir ayakkabı giyin ve iş yerinde topuklu ayakkabı giymeniz gerekiyorsa ofiste değiştirin. Topuk yüksekliğini fazla uzun tutmamaya özen gösterin. Ancak topuklu ayakkabı tutkunuysanız, topuk yüksekliğini sık sık değiştirmeye çalışın. Yine de yüksek topuk ve sivri burun ayakkabıyı özel günlerde ya da ayın belirli günlerinde tercih edin. Uzun süre bu tarz ayakkabıların kullanılması ayak bakımı ve ayak sağlığı için olumsuz sonuçlara neden olabilir.</p>



<h2>Çoraplar ve Çevresel Hijyen</h2>



<p>Çorap seçimi de ayak bakımı konusunda önemli bir rol oynuyor. Çoraplarınızın pamuk veya bambu gibi doğal malzemelerden üretilmiş olması gerektiğini unutmayın. Çoraplarınızı günlük olarak değiştirmek ayak bakımı kuralları arasında yer alıyor. Bir çorabın birden fazla kere giyilmesi ayak kokusuna neden olabilir. Bu sorunu yaşamamak için çoraplarınızı her gün yenisiyle değiştirin. Duş, yüzme havuzu ya da otel banyosu gibi halka açık alanları kullanırken parmak arası terlik giyerek olası riskleri en aza indirebilirsiniz.</p>



<h2>Uzman Desteği</h2>



<p>Ayaklarınız profesyonel bakıma ihtiyaç duyuyor olabilir. Bunu anlamanın tek yolu geçici olmayan bir sorunla karşılaştığınızda ayak hastalıkları uzmanlarından destek almaktır. Uzmanlar ayağınızla ilgili problemi teşhis etmenize ve iyileşme yolunda adım atmanıza yardımcı olacaklardır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/genel-ayak-bakimi-konusunda-bilmeniz-gerekenler/">Genel Ayak Bakımı Konusunda Bilmeniz Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivilcenin Beslenmeyle İlgili Nedenleri ve Bazı Önlemler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/sivilcenin-beslenmeyle-ilgili-nedenleri-ve-bazi-onlemler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2020 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivilce bir cilt sorunu ve bazılarımız için ergenlikten sonra unutulan bir gerçek değil ne yazık ki. Sebum ve keratin üretimi, akneye neden olan bakteriler, hormonlar, tıkalı gözenekler ve iltihaplanma gibi birçok faktör sivilcelerin oluşumunda etkili. Diyet ve sivilce arasındaki bağlantı tartışmalı bir konu ama yine de bazı riskleri ortadan kaldırmak önemli. Sivilceye neden olabilecek besinlere&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/sivilcenin-beslenmeyle-ilgili-nedenleri-ve-bazi-onlemler/">Sivilcenin Beslenmeyle İlgili Nedenleri ve Bazı Önlemler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sivilce bir cilt sorunu ve bazılarımız için ergenlikten sonra unutulan bir gerçek değil ne yazık ki. Sebum ve keratin üretimi, akneye neden olan bakteriler, hormonlar, tıkalı gözenekler ve iltihaplanma gibi birçok faktör sivilcelerin oluşumunda etkili. Diyet ve sivilce arasındaki bağlantı tartışmalı bir konu ama yine de bazı riskleri ortadan kaldırmak önemli. Sivilceye neden olabilecek besinlere yakından bakalım. &nbsp;Çünkü bu besinlerle dengeli bir ilişki kurduğumuzda sadece akne sorununu değil, yanlış beslenme sorununu da kökten çözmek için bir adım atabiliriz.</p>



<h2>Rafine Tahıllar ve Şekerler</h2>



<p>Sivilce sorunu yaşayanlar yaşamayanlara oranla daha rafine karbonhidrat tüketme eğilimindeler. Bu da onların ekmek, kraker, cips, mısır gevreği ve tatlı tüketimini daha fazla yaptıkları anlamına geliyor. Beyaz undan yapılan makarnalar, beyaz pirinç, gazlı ve şekerli içecekler de bu sınıfa giriyor. Akçaağaç şurubu, bal ve benzeri tatlandırıcılar da bu konuda çok masum görünmüyor.</p>



<p>Bu tarz gıdaların sivilce oluşumu riskini artırdığı, rafine karbonhidratların kan şekeri ve insülin seviyeleri üzerindeki etkileriyle açıklanabilir. Rafine karbonhidratlar hızla emilir ve kan şekeri seviyelerini hızla yükseltir. Kan şekeri yükseldiğinde insülin, kan şekerini hücrelere taşımaya yardımcı olur. Yüksek insülin, sivilce sorunu yaşayanlar için iyi bir haber değildir. Çünkü bu durum cilt hücrelerinin daha hızlı büyümesini sağlar ve sebum üretimini artırır. Bu da sivilce oluşumu için uygun bir ortamın oluşması demektir. Bu nedenle kan şekerini veya insülin seviyelerini yükseltmeyen düşük glisemik diyetler tercih edilmelidir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote"><p><span class="has-inline-color has-thb-accent-color">Sivilce sorunu yaşıyorsanız cildinizi doğru bir şekilde temizlemelisiniz. Cildinizi temizlerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini </span><a href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/sivilce-sorunu-yasiyorsaniz-sivilce-karsiti-gibi-gorunen-sabunlardan-uzak-durun/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><span style="color:#111111" class="has-inline-color"><span style="text-decoration: underline;">buradaki</span></span></a><span style="color:#030303" class="has-inline-color"> </span><span class="has-inline-color has-thb-accent-color">yazımızdan öğrenebilirsiniz.</span></p></blockquote>



<h2>Süt Ürünleri</h2>



<p>Kötü haber! Süt ürünleri ve sivilce arasında da ne yazık ki güçlü bağlar var gibi görünüyor. Düzenli olarak süt veya dondurma tüketen genç yetişkinlerin sivilceye yatkınlığı dört kat daha fazla. Bu tabii gençler için yapılmış bir araştırma sonucu olduğu için biz sorunun kaynağına inelim. Sütün, kan şekeri üzerindeki etkilerinden bağımsız olarak insülin düzeylerini artırdığı biliniyor, bu da sivilce oluşumunu destekleyen bir faktör. İnek sütünün içerdiği aminoasitler de bir başka neden. Bu konuda da daha fazla araştırma yapılması gerekebilir ama biz yine de genel bilgilere kulak tıkamayalım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="571" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27.jpg" alt="Sivilcenin Beslenmeyle İlgili Nedenleri ve Bazı Önlemler" class="wp-image-2424" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27-300x256.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27-450x384.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27-225x192.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-27-20x17.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Fast Food</h2>



<p>Akne kalori, yağ ve rafine karbonhidrat bakımından zengin yeme biçimleriyle direkt ilişkili, bu konunun artık tartışmaya açık bir yanı kalmadı. Şarküteri ürünleriyle yapılan sandviçler, burgerler, patates kızartması, gazlı içecekler ve fast food restoranlarında satılan türde tatlılar, sivilceye davetiye çıkarıyor. Fast food yiyeceklerin hormon yapısına olan olumsuz etkileri nedeniyle bu sonuçların ortaya çıktığı biliniyor.&nbsp;</p>



<h2>Omega-6 Yağları</h2>



<p>Mısır, ayçiçeği, susam ve pamuk yağı omega-6 zengini yağlar. Çok miktarlarda omega-6, az miktarda omega-3 yağ asidi içeren diyetler, iltihaplanma ve sivilce artışına neden oluyor. Rafine bitkisel yağlarda ve paketli gıdalarda yüksek oranda omega-6 bulunuyor. Ketentohumu, ceviz gibi omega-3 takviyesi ile tersi bir etki yaratmak mümkün. Bu dengeleme, iltihaplanma seviyelerini azaltacağı için sivilce oluşumunu da engelleyecektir.</p>



<h2>Peki, Ne Yapmak Gerek?</h2>



<p>O zaman bir antienflamatuar olan omega-3 yağ asitlerine, iltihaplanmayı azaltan probiyotiklere, azalmış iltihaplanma ve azalmış sebum üretimi ile ilişkili yeşil çaya ve kan şekerini düzenleyip insülin duyarlılığını artıran zerdeçala yer açın! A, D, E vitaminlerini ve çinkoyu ihmal etmeyin. Yağsız etler, meyveler, sebzeler ve kabuklu yemişler bakımından zengin gıdalar; daha düşük kan şekeri ve insülin seviyeleri, özetle Akdeniz diyeti sorunun büyük kısmını çözecektir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/sivilcenin-beslenmeyle-ilgili-nedenleri-ve-bazi-onlemler/">Sivilcenin Beslenmeyle İlgili Nedenleri ve Bazı Önlemler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzlerdeki Şu Tuhaf Beyaz Nokta</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/yuzlerdeki-su-tuhaf-beyaz-nokta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2020 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyaz leke ya da beyaz nokta, nedeni kolay anlaşılmayan cilt sorunlarından biri. Yüzde, zaman zaman kollarda ya da göğüste görünen noktalar ya da lekeler, küçük sert şişlikler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Ciltte beyaz nokta neden olur? Nasıl tedavi edilir? Gelin bu dermatolojik soruna birlikte bakalım. Milia: Beyaz Nokta Küçük, yuvarlak, sert, beyaz yumrulara milia adı&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/yuzlerdeki-su-tuhaf-beyaz-nokta/">Yüzlerdeki Şu Tuhaf Beyaz Nokta</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beyaz leke ya da beyaz nokta, nedeni kolay anlaşılmayan cilt sorunlarından biri. Yüzde, zaman zaman kollarda ya da göğüste görünen noktalar ya da lekeler, küçük sert şişlikler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Ciltte beyaz nokta neden olur? Nasıl tedavi edilir? Gelin bu dermatolojik soruna birlikte bakalım.</p>



<h2>Milia: Beyaz Nokta</h2>



<p>Küçük, yuvarlak, sert, beyaz yumrulara milia adı veriliyor. Keratin, cildin üst katmanında bulunan bir protein. Keratin ile diğer ölü deri hücre bileşenleri cilt yüzeyinin altında kaldığında beyaz nokta oluşmaya başlıyor. Her yaşta kadında ve erkekte, yanaklarda ve göz çevresinde görülebiliyor. Bebeklerdekine ise “süt lekesi” adı veriliyor. Sert medikal ya da kozmetik ürünlere karşı cilt, alerjik bir reaksiyon gösterdiği için de beyaz nokta oluşumu ile karşılaşılabiliyor. Yüz kremleri ve güneş de bu sorunun tetikleyicileri arasında.</p>



<h2>Neden Oluşuyor?</h2>



<p>Milia genellikle birkaç hafta içinde geçebiliyor ve bunun için özel bir tedavi gerekmeyebiliyor. Dermatologlar bu noktalara sıkarak ya da delerek müdahale etmenin sakıncalarından sıklıkla bahsediyor. Güneş için koruyucu kremler ve cildinize uygun nemlendiriciler kullandığınız takdirde bu sorunu yaşamayacağınız gibi, zamanla mevcut beyaz nokta sayısında bir azalma görebilirsiniz. Sorun kendi kendine düzelmezse, bir dermatoloğa görünmenin zamanı gelmiş demektir. Dermatolog, keratini çıkarmak için tıbbi yöntemlere başvuracaktır ve bu yöntemler asla evde uygulanamaz. Tedavide özel kremler ya da cilt katmanı kaldırıcı yöntemlere de başvurulabilir. Bazı yöntemler gözaltları için uygun değildir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="500" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1.jpg" alt="beyaz nokta" class="wp-image-2146" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1-300x224.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1-450x336.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1-225x168.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/670-1-20x15.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Engellenebilir mi?</h2>



<p>Beyaz nokta tehlikeli değildir, ağrı, kaşıntı ya da batmaya neden olmaz. Cildinizin ve göz çevrenizin temizliğine dikkat ederek bu sorunun oluşumunun önüne geçebilirsiniz. Diğer sivilcelerde de olduğu gibi gözeneklerde ölü deri hücreleri ve kir de birikebilir ve beyaz nokta bu şekilde de oluşabilir. Bu tarz beyaz noktalar boyun, sırt ve omuzlarda da sıklıkla görülebilir. Genellikle gözenek tıkanmasının neden olduğu bu tatsız durum; hormon sorunları, genetik, stres ve ilaç yan etkileri sebebiyle de ortaya çıkabilir.</p>



<h2>Doğal Tedavi Yöntemleri</h2>



<p>Doğal yöntemler denedikten sonra bir dermatoloğa başvurmak isterseniz çayağacı yağını, manuka balını ya da karbonatı denemenizi önerebiliriz. Kolaylıkla bulunan bu doğal ürünler beyaz leke mücadelesi için ilk akla gelen çözümler arasında.</p>



<p>Yüzünüzü temizledikten sonra beyaz nokta bulunan bölgeye bir kaşık manuka balı uygulayabilir, 30 dakika bekledikten sonra bölgeyi ılık suyla yıkayabilirsiniz. En az bir hafta bu uygulamayı yapmanız olumlu sonuç alma ihtimalinizi artıracaktır. İyileşme görürseniz uygulama süresini uzatabilirsiniz.</p>



<p>Karbonat her şeyde olduğu gibi bu sorunun tedavisinde de önemli roller üstlenebiliyor. Yapacağınız tek şey bir tatlı kaşığı karbonatla biraz suyu karıştırmak… Beyaz noktaların bulunduğu alana bu karışımı sürdükten sonra kurumasını bekleyin ve yıkayın. Hafta üç kere bu basit maske uygulamasını yapmanız yeterli olacaktır.</p>



<p>Çayağacı yağı gerçek bir mucize. Klasik akneler için de son derece etkili olan çayağacı yağı bu sorunun için de tavsiye ediliyor. Bu yağın antibakteriyel ve antiviral özellikleri her derde deva olmasını sağlıyor. Beyaz noktalar üzerine çok yoğun olmayacak şekilde sürdüğünüz yağı yarım saat beklettikten sonra durulayabilir, yavaş sonuç alıyorsanız, yatmadan önce sorunlu bölgeye sürdüğünüz yağı durulamadan kullanabilirsiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/yuzlerdeki-su-tuhaf-beyaz-nokta/">Yüzlerdeki Şu Tuhaf Beyaz Nokta</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Solante Antiox ile Güneşten Güvenle Faydalanın</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/solante-antiox-ile-gunesten-guvenle-faydalanin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2020 12:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş dünyaya hayat veriyor. Yeryüzündeki tüm canlıların ana yaşam kaynağı olan güneş hem bedenimize hem de ruhumuza ışık tutuyor. Sağlıklı bir yaşam için insanların güneşe ihtiyacı var. Hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımız için doğal güneş ışığında vakit geçirmemiz önemli. Ancak güneş ışınlarının faydası kadar zararı da var. Bu yüzden güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/solante-antiox-ile-gunesten-guvenle-faydalanin/">Solante Antiox ile Güneşten Güvenle Faydalanın</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güneş dünyaya hayat veriyor. Yeryüzündeki tüm canlıların ana yaşam kaynağı olan güneş hem bedenimize hem de ruhumuza ışık tutuyor.</p>



<p>Sağlıklı bir yaşam için insanların güneşe ihtiyacı var. Hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımız için doğal güneş ışığında vakit geçirmemiz önemli. Ancak güneş ışınlarının faydası kadar zararı da var. Bu yüzden güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı önlem almak, ciddi boyutlara ulaşabilecek sağlık sorunlarının ortaya çıkmaması için bir gereklilik.</p>



<p>Güneş ışınlarının zararlarına karşı sizi koruyabilecek en etkili ürünlerden biri Solante Antiox.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" width="301" height="600" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Solante-Antiox-2019-07-03.jpg" alt="Solante Antiox ile Güneşten Güvenle Faydalanın" class="wp-image-2126" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Solante-Antiox-2019-07-03.jpg 301w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Solante-Antiox-2019-07-03-151x300.jpg 151w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Solante-Antiox-2019-07-03-225x449.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Solante-Antiox-2019-07-03-20x40.jpg 20w" sizes="(max-width: 301px) 100vw, 301px" /></figure></div>



<h2>Solante Antiox Nedir?</h2>



<p>Solante Antiox sizi güneşin zararlı etkilerinden koruyan bir losyon. Ancak Solante Antiox için sadece bir güneş losyonu tanımlaması yapmak pek de doğru olmaz. Çünkü Solante Antiox birçok farklı ürünün sağlayabileceği faydayı tek başına sunuyor.</p>



<h3>Güneşin Zararlı Etkilerinden Üstün Koruma</h3>



<p class="has-drop-cap">Doğal olarak Solante Antiox’un en önemli özelliği sizi güneşin zararlı etkilerinden koruması. Güncel bilimsel araştırmalarla ortaya çıkarılan, suya ve ışığa karşı dayanıklı filtreleriyle Solante Antiox üstün bir güneş losyonu arayanlar için birebir.</p>



<h3>Anti Aging Etkisi</h3>



<p>Güneş bize hayat veriyor ancak diğer bir yandan güneş aynı zamanda bizi yaşlandırıyor. Solante Antiox, anti aging özelliğiyle bizi güneşin yaşlandırıcı etkilerinden koruyor.</p>



<p>Solante Antiox içerisindeki çok sayıda güçlü antioksidanlarla anti-aging/yaşlanma karşıtı etki sunuyor. Solante Antiox’un formülünde vitaminler, yeşil çay, üzüm çekirdeği ekstresi gibi faydası kanıtlanmış birçok antioksidan bulunuyor. Solante Antiox, tek fonksiyonu anti aging olan ve piyasada oldukça tanınan birçok üründen daha üstün bir yapıya sahip. Piyasadaki birçok anti aging ürününde olmayan primer antioksidanlar Solante Antiox’un formülünde mevcut.</p>



<h3>Daima Nemli Bir Cilt</h3>



<p>Güneşin zararlı ışınlarına karşı mücadelede cildin daima yeterli düzeyde nemli kalması oldukça önemli. Nemlendirici etkisiyle Solante Antiox cildinizi daha esnek olmasını ve daha estetik görünmesini sağlıyor.</p>



<h3>Gün Boyu Etki</h3>



<p>Güneş koruyucu losyonu günde en az 3 – 4 kere tekrar uygulamak gerekir. Ancak unutkan biriyseniz ya da sabah makyajınızı yaptıktan sonra gün içinde losyonu tekrar uygulayamıyorsanız sorun değil. Solante Antiox etkisini gün boyunca sürdürüyor. Gün içinde losyonunuzu tazeleyemeseniz bile Solante Antiox sizi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumaya devam ediyor.</p>



<p>Solante Antiox bir güneş losyonundan çok daha fazlası. Güneş korumasında en iyisini arayanlara bütünlüklü bir etki sunan Solante Antiox güneşin tadına güven içinde doymanızı sağlayacak.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/solante-antiox-ile-gunesten-guvenle-faydalanin/">Solante Antiox ile Güneşten Güvenle Faydalanın</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Altı Torbaları Neden Olur?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/goz-alti-torbalari-neden-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2020 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=1845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz altı torbaları neden olur? Göz altı torbaları estetik ve sağlık açısından can sıkıcı bir sorun olarak karşımıza çıkar. Genellikle yaşlanma, yorgunluk, uykusuzluk, alerji ve bazen de bir hastalığın habercisi olarak ortaya çıkar. Bu sorun özellikle ayna karşısına geçtiğimizde göz altı torbaları neden olur sorusunu bizlere sordurur. İşte canımızı sıkan bizi yorgun ve olduğumuzdan daha&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/goz-alti-torbalari-neden-olur/">Göz Altı Torbaları Neden Olur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Göz altı torbaları neden olur</strong>? Göz altı torbaları estetik ve sağlık açısından can sıkıcı bir sorun olarak karşımıza çıkar. Genellikle yaşlanma, yorgunluk, uykusuzluk, alerji ve bazen de bir hastalığın habercisi olarak ortaya çıkar. Bu sorun özellikle ayna karşısına geçtiğimizde <strong>göz altı torbaları neden olur</strong> sorusunu bizlere sordurur. İşte canımızı sıkan bizi yorgun ve olduğumuzdan daha yaşlı hissettiren göz altı torbalarının nedenleri ve göz altı torbalarıyla mücadele etmenin yolları.</p>



<h2>Yaşlanma ve Göz Altı Torbaları</h2>



<p><strong>Göz altı torbaları neden olur</strong> sorusunun ilk yanıtı yaşlanmaya başlayan göz çevresi. Göz çevresi bizim en hassas derimizin ve kaslarımızın bulunduğu bölge. Üstelik yüzün en hareketli bölgesi. Yaşlanma yüzümüzde göz ve göz çevresinde başlıyor. İlerleyen yaşlarla birlikte göz çevresinin yapısında bozulmalar başlıyor. Göz çevresindeki deri incelip sarkmaya başlarken göz içinde bulunan göz kapağını tutan kaslar gevşemeye başlıyor. Göz yapısının içinde bulunan yağlar fıtıklaşıyor ve incelen deriyle birlikte aşağı doğru sarkıyor. Sarkan göz altı torbaları basit cerrahi müdahaleyle kolaylıkla alınabiliyor. Ancak göz çevresi bakımı erken yaşlardan itibaren başlarsa göz altı torbası oluşumunun uzun süre önüne geçilebilir. Yaşlanma başlamadan önce göz çevresi derinize uygun temizlik ve koruma ürünleriyle bakım uygulayın. O zaman göz çevreniz çok uzun süre genç kalacak ve göz altı torbaları da kaderiniz olmaktan çıkacak. &nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-1024x683.jpg" alt="göz altı torbaları neden olur" class="wp-image-1846" width="670" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-1024x683.jpg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-300x200.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-768x512.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-1536x1024.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-2048x1365.jpg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-450x300.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-225x150.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-900x600.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-1350x900.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16-20x13.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-16.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Uykusuzluk ve Yorgunluk</h2>



<p><strong>Göz altı torbaları neden olur</strong>? Göz altı torbalarının oluşmasına yol açan diğer nedenler arasında yorgunluk ve uykusuzluk yer alıyor. Yoğun iş temposu, stres, uzun saatler boyunca beyaz ekran karşısında çalışmak göz altı torbalarının oluşmasına neden oluyor. Sessiz ve karanlıkta yapılan en az 6-8 saatlik uykuyla göz altı torbalarından korunmak mümkün. Uykunuzdan feragat ettiğinizde aslında sağlığınızdan da feragat ettiğinizi sakın unutmayın.</p>



<h2>Alerji ve Temizlik Sorunları</h2>



<p><strong>Göz altı torbaları neden olur?</strong> Gözler insanın en etkileyici bölgesi. Dolayısıyla makyajla gözler her zaman ön plana çıkarılmak isteniyor. Yoğun göz makyajı sonrasında iyi temizlenmeyen göz ve göz çevresinde alerjik reaksiyonlar oluşabiliyor. Göz altı torbalarının oluşmasını iyi temizlenmeyen makyaj artıkları tetikleyebiliyor. Aynı şekilde sağlıksız, zamanı geçmiş veya kalitesiz kozmetik ürünler göz çevresinde alerjiye neden olarak göz ve göz çevresi sağlığını bozabiliyor. Böyle bir durumla karşılaşmamak için göz çevresi için üretilmiş hassas bir temizleyiciyle göz çevresinin temizliğinin yapılması gerekiyor. Kaliteli, sağlıklı, cilt yapınıza uygun, zamanı geçmemiş kozmetik ürünler kullanmalısınız. Makyaj malzemelerinin bakımının ve temizliğinin düzgün yapılması ve hijyenik ortamlarda saklanması da göz sağlığının korunması açısından önem taşıyor. Son kullanma tarihi geçmiş makyaj malzemeleri ve başkasına ait hiçbir makyaj ürünü kullanılmamalı. Son olarak göz çevresi temizliği yapmadan önce ellerin hijyeninden de emin olmak gerekiyor.</p>



<h2>Kalıtım</h2>



<p><strong>Göz altı torbaları neden olur</strong> sorusuna verilebilecek bir yanıt da kalıtım. Göz altı torbaları genellikle yaşlanma ve yorgunluk kaynaklı olarak ortaya çıksa da bazı kişiler doğuştan ya da erken yaşlardan itibaren göz altı torbalarına sahip olabilir. Bu kişiler için erken yaşta göz altı torbalarına sahip olmak rahatsız edici olabilir. Böyle durumlarda basit cerrahi operasyonlarla göz altı torbalarından kurtulmak tercih edilebilir.</p>



<h2>Ciddi Sağlık Sorunlarının Habercisi</h2>



<p><strong>Göz altı torbaları</strong> neden olur, acaba bunlar bir hastalığın belirtisi olarak mı ortaya çıkar? Nadir durumlarda göz altı torbaları sağlık rahatsızlıklarının habercisi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle bazı kronik rahatsızlıklar ve hormon bozuklukları göz altı torbaları oluşmasına neden olabiliyor. Geçmeyen göz altı torbaları ve buna eşlik eden morluklar durumunda bir doktora danışmakta yarar var.</p>



<h2>Su Kaybı ve Sağlıksız Beslenme</h2>



<p>Su kaybı <strong>göz altı torbalarının neden olur</strong> sorusunun şüphesiz en önemli yanıtlarından biri. Vücut susuz kaldığında göz altı torbaları oluşarak alarm verir.&nbsp; Günde en az 3 litre su içerek göz altı torbalarından korunmak ve sağlıklı kalmak mümkün. Göz altı torbaları sağlıksız beslenmenin bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Özellikle sigara ve alkol kullanımı vücudun su kaybını tetikleyerek göz altı halkalarının oluşmasını hızlandırabilir. Ayrıca aşırı tuzlu yiyecekler tüketmek göz altı torbalarının oluşmasını hızlandırır. Sağlıklı beslenmek ve aşırı tuz tüketiminden kaçınmak son derece önemli.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/goz-alti-torbalari-neden-olur/">Göz Altı Torbaları Neden Olur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akne Nedir? Akne Oluşumu Nasıl Engellenir?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/one-cikanlar/akne-nedir-akne-olusumu-nasil-engellenir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2020 10:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2099</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Akne nedir?” sorusunu en basit anlamıyla cevaplamaya çalışalım. Akne, halk arasında “sivilce” olarak bilinen bir cilt rahatsızlığıdır. Akne, deri gözeneklerinin tıkanması sonucunda ortaya çıkan, kimi zaman acı veren kızarıklıklardır. Akne her yaştan insanın yaşayabileceği bir sorundur. Ancak bu sorun daha çok ergen yaşta olanlarda görülür. Akne Nasıl Ortaya Çıkar? “Akne nedir?” sorusunu cevapladıktan sonra aknenin&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/akne-nedir-akne-olusumu-nasil-engellenir/">Akne Nedir? Akne Oluşumu Nasıl Engellenir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>“Akne nedir?” sorusunu en basit anlamıyla cevaplamaya çalışalım. Akne, halk arasında “sivilce” olarak bilinen bir cilt rahatsızlığıdır. Akne, deri gözeneklerinin tıkanması sonucunda ortaya çıkan, kimi zaman acı veren kızarıklıklardır.</p>



<p>Akne her yaştan insanın yaşayabileceği bir sorundur. Ancak bu sorun daha çok ergen yaşta olanlarda görülür.</p>



<h2>Akne Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>



<p>“Akne nedir?” sorusunu cevapladıktan sonra aknenin nasıl ortaya çıktığından bahsedelim.</p>



<p>Akne cilt gözeneklerinin kapanması ve buna bağlı olarak da cildin içinde bir yağ türü olan sebum birikmesinden dolayı oluşur. Özellikle ergenlik döneminde vücuttaki hormon ve sebum salgısı artar. Buna bağlı olarak vücutta sivilceler oluşur.</p>



<p>Daha önce belirttiğimiz gibi akne sorunu her yaş grubunda gözlemlenebilir. İlaçlar, stres, kozmetik ürünler ve güneş akne oluşumu tetikleyebilir.</p>



<h2>Akne Oluşumu Nasıl Engellenir?</h2>



<p>Akne nedir ve nasıl ortaya çıkar sorularını yanıtladıktan sonra akne oluşumunu engelleme yöntemlerinden bahsedelim.</p>



<p>Akne oluşumunun ana nedeni cilt gözeneklerinin tıkanması olduğundan cilt temizliği akne ile mücadelenin en önemli kısımlarından biri.</p>



<p>Akne oluşumunu engellemek için por adı verilen deri gözeneklerinin doğru bir şekilde temizlenmesi gerekir. Ciltteki porların açık olması sayesinde gözeneklerdeki yağ birikimi kontrol altına alınarak akne oluşumunun önüne geçilebilir.</p>



<h2>Akneyle Mücadelede Doğru Temizleyici Nasıl Seçilir?</h2>



<p>Akneyle mücadelede cilt temizliği oldukça hassas ve genellikle yanlış anlaşılan bir konu. Akneyle mücadele ederken doğru cilt temizliği ürünlerini seçmek oldukça önemli. Doğru ürünlerle yapılmayan cilt temizliği akne sorununun daha da kötü hale gelmesine neden olabilir.</p>



<p>Akneyle mücadelede cilt temizliği için genellikle sabun kullanılır. Ancak sabun kullanımı akne oluşumu engellemez, sorunun daha da kötü hale gelmesine neden olabilir. Bu yüzden cilt temizliği için sabundan uzak durulması gerekir.</p>



<h2>Akne Sorununa Çözüm Getiren Tek Syndet Temizleyici: Imex Syndet</h2>



<p>Sabunun ph özellikleri suyla temas ettiği anda bozulur. Cildin doğal ph değerine uyum sağlayamayan sabun, akne tedavisi için etkisiz ve hatta zararlıdır.</p>



<p>Akneyle mücadelede cilt bakımı için syndet formunda ürünler tercih edilmelidir. Imex Syndet, Türkiye’deki syndet formundaki tek cilt temizleyicidir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" width="366" height="368" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3.jpg" alt="akne nedir" class="wp-image-1680" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3.jpg 366w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-298x300.jpg 298w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-150x150.jpg 150w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-180x180.jpg 180w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-90x90.jpg 90w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-270x270.jpg 270w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-20x20.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/Syndet-3-225x226.jpg 225w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" /></figure></div>



<p>Imex Syndet sahip olduğu farklılaştırıcı özellikleri sayesinde sivilceyle mücadele konusunda piyasadaki en dikkat çekici ürünlerden biridir.</p>



<p>Imex Syndet;</p>



<ul><li>Cildin gözeneklerini tıkamaz.</li><li>Koruyucu bariyere zarar vermez.</li><li>Cilt ile aynı pH düzeyindedir.</li><li>Akneye neden olan bakteri sayısını azaltır.</li><li>Akne tedavisini destekler</li></ul>



<p>Imex Syndet, bu özellikleri sayesinde tüm akne tiplerinin tedavisinde cildin doğru ve etkili bir şekilde temizlenmesini sağlar. Imex Syndet aynı zamanda yağlı ciltlerdeki yağ dengesinin korunmasını kolaylaştırır.</p>



<p>Akne ile mücadelede en önemli adımın cildinizi doğru bir şekilde temizlemek olduğunu unutmayın. Cildinizi akne sorununuzu daha da kötü hale getirebilecek sabunlarla değil, Türkiye’deki tek syndet formlu temizleyici olan Imex Syndet ile temizleyerek bu mücadelenin galibi olun.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/akne-nedir-akne-olusumu-nasil-engellenir/">Akne Nedir? Akne Oluşumu Nasıl Engellenir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varis: Bir Sağlık ve Estetik Sorunu</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/varis-bir-saglik-ve-estetik-sorunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2020 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=1881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varis bir toplardamar hastalığı. Temelde toplar damar kapakçığının yetmezliği ve bu yetmezliğe bağlı olarak toplar damarda kan birikmesi sonucunda oluşan bir hastalık. Toplar damarda bu şekilde kan birikmesine ya da kapakçıktan kanların yanlış yönde geçmesine reflü adı veriliyor. Reflü ne olduğu toplum tarafından iyi bilinen bir hastalık. Tıpkı mideye inmesi gereken yemeklerin ve midede kalması&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/varis-bir-saglik-ve-estetik-sorunu/">Varis: Bir Sağlık ve Estetik Sorunu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Varis bir toplardamar hastalığı. Temelde toplar damar kapakçığının yetmezliği ve bu yetmezliğe bağlı olarak toplar damarda kan birikmesi sonucunda oluşan bir hastalık. Toplar damarda bu şekilde kan birikmesine ya da kapakçıktan kanların yanlış yönde geçmesine reflü adı veriliyor. Reflü ne olduğu toplum tarafından iyi bilinen bir hastalık. Tıpkı mideye inmesi gereken yemeklerin ve midede kalması gereken mide asitlerinin sindirim borusu kapağının görevini görememesi sonucu yanlış yöne yani ağzımıza gelmesi gibi varis oluşumuna toplar damardaki kanların yanlış yöne akması yol açıyor. Buna bağlı olarak toplar damarlar şişiyor, kıvrım yapıyor ve damar yumakları oluşturuyor. Toplar damar tansiyon yüksekliği de varis hastalığına yol açabiliyor.</p>



<h2>Varis Nasıl Anlaşılır?</h2>



<p>Varis özellikle bacaklarda yer alan ve yüzeye yakın olan toplar damarlarda çıplak gözle görülebilen bir hastalık. Her ne kadar halk arasında bacaklarda yarattığı estetik sorunu dolayısıyla biliniyor olsa da çıplak gözle görülemeyen ve vücudun iç kısımlarında yer alan toplar damarlarda da gelişebilen bir dolaşım sistemi sorunu. Bu yüzden teşhis koymak için çıplak gözle yapılan muayenenin ötesine geçmek gerekiyor. Renkli doppler ultrasonografi olarak adlandırılan tıbbi görüntüleme yöntemi çıplak gözle muayene edilemeyen iç kısımlardaki toplar damarları görüntülemenin etkili bir yöntemi. &nbsp;&nbsp;</p>



<h2>Varis Kimlerde Görülür?</h2>



<p>Varis ağırlıklı olarak kadınlarda görülen bir rahatsızlık. Kalıtım bu hastalığın ortaya çıkmasında son derece belirleyici. Uzun saatler ayakta durmak bu rahatsızlığı tetikleyebileceği gibi hareketsiz bir biçimde oturmak da bu hastalığına yol açabiliyor. Uzun yolculuklardan sonra ayak bileklerinde ortaya çıkan şişlikler varis habercileri arasında yer alıyor. Yerçekimine bağlı olarak toplar damarların ve toplar damar kapakçıklarının zarar görmesi bu rahatsızlığı tetikliyor. Bu etkiyle başa çıkabilmek için hareket etmek son derece önemli. Masa başı işlerde hapsolan modern insan mutlaka hareket etmeye ve egzersize gün içerisinde zaman ayırmalı. Birçok sağlık sorununu olduğu gibi varis hastalığını da yenmek için günde en az yarım saat egzersiz yapmalısınız. Sigara tüketimi, aşırı kilolar, aşırı sıkı çorap ve pantolonlar giyilmesi bu rahatsızlığa yol açabilen faktörler arasında sayılıyor. Sıcak iklimler varis oluşumunu hızlandırıyor. Özellikle baldır kaslarının düzenli olarak hareket etmesi toplar damarların işlevini yerine getirmesi açısından önemli. Kadınlarda uzun süreler topuklu ayakkabı kullanımının baldır kaslarını zayıflattığı ve bu şekilde bu hastalığı tetikleyebildiği düşünülüyor. Zaman içerisinde tedavi edilmeyen rahatsızlık damarlarda toplanma ve şişik olan bölgelerde şiddetli ağrılara yol açabiliyor. Stres de damarlarda sağlık sorunları oluşmasını tetikleyen başlıca faktörler arasında sayılıyor.</p>



<h2>Varis Belirtileri Nelerdir?</h2>



<p>Sık görülen belirtiler olarak kramplar, huzursuz bacak sendromu, ciltte deformasyon ve yaralar oluşması, renk değişimleri, özellikle mavi-yeşil damar yollarının cilt üzerinden görünebilecek derecede belirginleşmesi, kaşıntı, uyuşukluk ve yanma hissi başlıca belirtiler arasında yer alır. Bu belirtiler başka organ yetmezlikleri ve hastalıkların belirtileriyle karıştırılmamalı. Bu yüzden şiddetli bir biçimde bu semptomları gösteriyorsanız mutlaka doktorunuza başvurun. Varis erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalık.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-1024x683.jpg" alt="varis" class="wp-image-1882" width="670" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-1024x683.jpg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-300x200.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-768x512.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-1536x1024.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-2048x1365.jpg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-450x300.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-225x150.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-900x600.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-1350x900.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25-20x13.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-25.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Tedbir ve Tedavi</h2>



<p>Ayaklarınızı uzatmak ve uyurken kalp düzeyinin üzerinde tutmaya çalışmak toplar damarlardaki şişkinlikleri azaltacak basit birer tedbir. Ancak bu tedbirin aşırı uygulanması tansiyon ve kalp hastalarında olumsuz sonuçlar verebilir. Tedavi çerçevesinde varis çorabı giyilmesi yine yaygın uygulanan bir tedavi. Varis çorabını olumsuz bir öğe olarak görmemeli hekim tavsiyesi bu yöndeyse mutlaka giymeliyiz. Derecesine ve konumuna göre hekimler diz altı çorap veya külotlu çorap önerebilir. İlaç tedavisi ve cerrahi tedavi de varis sorununun çözümünde hekimler tarafından uygulanır. Köpük tedavisi, lazer tedavisi gibi bir takım yenilikçi tedavi yöntemleri de hekimler tarafından ihtiyaca göre uygulanabiliyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/varis-bir-saglik-ve-estetik-sorunu/">Varis: Bir Sağlık ve Estetik Sorunu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Işıltılı Bir Cilt İçin Gerekenler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/isiltili-bir-cilt-icin-gerekenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2020 07:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Görün]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahara girerken cildimiz bronzluğunu ve parlaklığını yavaşça kaybedebilir. Pırıl pırıl bir cilt için gerekenler nelerdir bilirsek, çok daha uzun süre sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olabiliriz. Kararmış, soluk ve pigmente olmuş ciltlerin birçok sebebi olabilir ama genel olarak güneşe çok uzun süre maruz kalmak, hava kirliliği, sigara ve alkol tüketimi, altta yatan başka sağlık&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/isiltili-bir-cilt-icin-gerekenler/">Işıltılı Bir Cilt İçin Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sonbahara girerken cildimiz bronzluğunu ve parlaklığını yavaşça kaybedebilir. Pırıl pırıl bir cilt için gerekenler nelerdir bilirsek, çok daha uzun süre sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olabiliriz.</p>



<p>Kararmış, soluk ve pigmente olmuş ciltlerin birçok sebebi olabilir ama genel olarak güneşe çok uzun süre maruz kalmak, hava kirliliği, sigara ve alkol tüketimi, altta yatan başka sağlık sebepleri veya stres ilk sırada gelen nedenlerdendir. Pırıl pırıl ve pürüzsüz açık bir ten birçok kadının ulaşmak istediği bir hedef. Kozmetik raflarındaki kremlere, serumlara ve reklamlara bakarak bunu anlamak mümkün. Ama öte yandan çok fazla kimyasal içeren ürünleri bilinçli olmadan ve çok uzun süre kullanmak da cilde ek olarak zarar verebilir. Bu yazıda cildinizi doğal tonlarına geri döndürerek aydınlatmak ve pürüzsüz görüntüye sahip olmak için bazı öneriler paylaşacağız.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-1024x683.jpg" alt="Işıltılı Bir Cilt İçin Gerekenler" class="wp-image-2007" width="670" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-1024x683.jpg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-300x200.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-768x512.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-1536x1024.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-2048x1365.jpg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-450x300.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-225x150.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-900x600.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-1350x900.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47-20x13.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-47.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>1. Yeterli ve Kaliteli Uyku</h2>



<p>Kozmetik önerilerden çok daha etkili ve çok daha önemli bir konu yeterli ve kaliteli bir şekilde uykunuzu almanızdır. İlk sırada uyku olmasına şaşırmış olabilirsiniz ama vücudunuzun 7 ile 9 saat arasında kaliteli şekilde uyuması cilt için çok belirleyici bir faktördür. Vücut uyku esnasında dinleri, kendini yeniler ve kan dolaşımını düzenler. Bu da sabah ışıltılı bir ciltle uyanıp uyanmadığınızı belirler. Göz altındaki siyah halkalara girmiyoruz bile…</p>



<h2>2. Su İçin</h2>



<p>Su içmek de uyku kadar önemli. Sağlıklı, parlak ve esnek bir cilt için cildin asla susuz kalmaması gerekiyor. Her bedenin su ihtiyacı farklı ama günde en az 2 litre su içmeye gayret ederseniz, başka hiçbir şey yapmasanız bile cildiniz daha ışıltılı bir hale gelecektir. Ayrıca su içmek vücudun toksinlerden temizlenmesine de faydalı olduğu için bu adımı atlamamanızı öneririz. Kozmetiklerden çok daha sağlıklı, çok etkili ve çok daha ucuz bir yöntem.</p>



<h2>3. Güneş Kremi Kullanın</h2>



<p>Yaz kış güneş kremi kullanın. Hangi mevsimde olduğumuzun önemi yok, güneş korumayı tıpkı nemlendirici gibi her zaman kullanmanız gerekli. Hatta dışarı çıkmayıp evde oturuyor olmak bile fark etmez. Güneş ışığı camdan da nüfuz edebilir, o yüzden mutlaka sabah cilt rutininize güneş koruma ürünü ekleyin. Yazın şapka ve güneş gözlüğü de ekleyerek korumayı artırmanızı öneririz.</p>



<h2>4. Cildinizi Nemlendirin</h2>



<p>Bu çok bariz bir öneri gibi görünüyor değil mi? Cildinizi nemlendirin sloganını TV’lerden internete her gün duyuyoruz. Ama günde 2 kere düzenli olarak nemlendirici kullanan insan sayısı tahminlerinizin çok altında. Eğer ışıl ışıl ve genç görünen bir cilt hedefiniz varsa nemlendiriciyi mutlaka kullanmalısınız.</p>



<h2>5. Cildinizi Ölü Hücrelerden Arındırın</h2>



<p>Özellikle mevsim dönümlerinde ciltteki ölü hücreler artar çünkü vücudumuz da ağaçlar gibi eski hücreleri dökerek yeni mevsime hazırlanırlar. Bu sebeple cildimize hafif bir peeling veya haftada bir kere maske yaprak sürekli yüzeyde biriken ölü hücrelerden arındırmamız gerekir. Böylece hem cilt daha rahat nefes alır, gözenekler açılır, hem de yeni hücreler ekstra bir ışıltı katarlar.</p>



<p>Eğer bunun için özel olarak kullandığınız bir kozmetik ürün yoksa 2 çay kaşığı pirinç tozunu biraz Hindistan cevizi yağı ile karıştırıp yüzünüzü bununla hafifçe masaj yaparak ölü hücrelerden arındırabilirsiniz.</p>



<h2>6. Yüz Maskesi</h2>



<p>Yukarıda yazdığımız temel adımları attıktan sonra yüzünüze ekstra parlaklık ve ışıltı vermek için bazı maskeler uygulayabilirsiniz. Eğer her zaman kullandığınız maskeler varsa onlarla devam edebilirsiniz. Ama eğer tamamen doğal ve besleyici ürünlerle pratik maske yapmak ve cildinizi kendi doğal tonunuza biraz daha yaklaştırarak rengini açmak isterseniz tarifi aşağıda…</p>



<p>2 çorba kaşığı saf zeytinyağını ve 1 çay kaşığı balı karıştırın ve 2-3 dakikadan az olmayacak şekilde yüzünüze masaj yaparak yayın. Eğer yağlı bir cilt yapınız varsa bu karışıma birkaç damla taze limon suyu ekleyebilirsiniz. Ardından ılık suyla yüzünüzü yıkayın ve yumuşak bir havluyla kurulayın. Bunu haftada 2 kere uygulayarak daha açık ve parlak bir cilt tonuna erişebilirsiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/guzel-gorun/cilt-sagligi/isiltili-bir-cilt-icin-gerekenler/">Işıltılı Bir Cilt İçin Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
