<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anneler ve Çocuklar &#8211; MedikoMag</title>
	<atom:link href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.medikomag.com</link>
	<description>Popüler Sağlık Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Feb 2022 07:34:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/07/cropped-favicon-fin-32x32.png</url>
	<title>Anneler ve Çocuklar &#8211; MedikoMag</title>
	<link>https://www.medikomag.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/noraltup/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 06:32:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile Kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2632</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöral Tüp Nedir? Nöral tüp adı verilen yapı; beyin dokusundan başlayıp, boylu boyunca omuriliği de içine alacak şekilde aşağı doğru uzanan bir yapıdır. Hamile kalınan günden 17-30 gün sonra bebeğin nöral tüpü, yani sinir sistemini oluşturan bölümü gelişir ve kapanır. Nöral tüp daha ileriki dönemde bebeğin omuriliğini, omurlarını, beynini ve kafatasını oluşturur. Nöral Tüp Defekti&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/noraltup/">Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Nöral Tüp Nedir?</strong></p>



<p class="has-drop-cap">Nöral tüp adı verilen yapı; beyin dokusundan başlayıp, boylu boyunca omuriliği de içine alacak şekilde aşağı doğru uzanan bir yapıdır. Hamile kalınan günden 17-30 gün sonra bebeğin nöral tüpü, yani sinir sistemini oluşturan bölümü gelişir ve kapanır. Nöral tüp daha ileriki dönemde bebeğin omuriliğini, omurlarını, beynini ve kafatasını oluşturur.</p>



<p><strong>Nöral Tüp Defekti (NTD) nedir?</strong></p>



<p>Eğer nöral tüp olması gerektiği gibi kapanmazsa bebeğin beyni ve omuriliği açıkta kalır. Henüz tam olarak nedeni bilinmeyen ancak genetik ve çevresel etmenlerin birlikte rol oynadığı düşünülen bazı durumlarda nöral tüp oluşumunu tamamlayamaz. Bunun sonucunda anensefali (beynin gelişmemesi, beynin kafatası kemiğinin dışına çıkması), spina bifida (omurilik ve sinirlerin açıkta kalması) gibi nöral tüp defektleri (NTD) ya da doğumsal beyin ve omurilik hasarı denilen ciddi doğumsal anomaliler oluşur. </p>



<p><strong>Anensefali:</strong></p>



<p>Bebeğin beyin dokusunun olmadığı, kafatası kemiklerinin gelişmediği, yaşamla bağdaşmayan doğumsal bir kusur şeklidir. Anensefali, nöral tüp defektinin en ağır şeklidir ve nöral tüpteki açıklığın kafatası seviyesinde olmasına bağlı olarak gelişir.</p>



<p>Anensefalinin daha hafif olan şekline ensefaloseladı verilir. Anensefalili bebekler doğumdan kısa bir süre sonra hayatını kaybederler. Diğer NTD’ler, yaşam boyu sürecek ciddi sakatlıkların nedenidir.</p>



<p><strong>Spina bifida:</strong></p>



<p>Embriyonik gelişim sırasında, sırttaki omurilik sinir dokusunun korunmasını sağlayan omurga kemikleri ve ek dokuların gelişmesindeki sorun nedeniyle omurilik ve çevresindeki zarların dışarıya fışkırması durumudur. Halk arasında bebeğin belinde açıklık olması şeklinde açıklanabilir.</p>



<p>Nöral Tüp Defektlerinin önlenmesi (profilaksisi) ailenin sağlığını yükseltmek ve yaşam kalitesini artırmak için çok önemlidir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" width="300" height="400" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/SpinaBifidaPlacode-300x400-1.png" alt="Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler" class="wp-image-2634" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/SpinaBifidaPlacode-300x400-1.png 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/SpinaBifidaPlacode-300x400-1-225x300.png 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/SpinaBifidaPlacode-300x400-1-20x27.png 20w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></figure></div>



<p>NTD, en sık rastlanan doğumsal anomalilerdendir. Her yıl dünyada yalnızca gebelikte tanı konabilen NTD sayısı 300.000’dir. NTD görülme sıklığı Avrupa genelinde binde 1, Amerika Birleşik Devletleri’nde binde 2-4 olarak belirtilmiştir.</p>



<p>Türkiye&#8217;de çeşitli illerde yapılmış çalışmaların sonuçlarına göre NTD sıklığı binde 3 &#8211; 6 arasında değişmektedir. NTD sıklığı ve dağılımındaki farklılıklar Dünyada olduğu gibi ülkemizde de beslenme, kültürel veya genetik faktörler gibi bazı özgün veya özgün olmayan nedenlerin incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu değerler, ülkemizde NTD sıklığının Avrupa ve ABD’ye göre çok yüksek olduğunu göstermektedir.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong><u><span style="color:#1e00a3" class="has-inline-color">Nöral Tüp Defektleri, önlenebilen tek doğumsal kusurdur.</span></u></strong></p>



<p><strong>Folik Asit kullanımı NTD riskini azaltır!</strong></p>



<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nöral tüp defektinin önlenmesi için gebe kalmadan önceki 2. aydan başlayarak, gebeliğin ilk 3 ayının sonuna kadar günde 400 mikrogram (mcg) folik asit alınmasını tavsiye etmektedir. ABD, Hollanda, Norveç, Macaristan, Avustralya, Çin, İran gibi çeşitli ülkelerde yapılan çalışmalar günde 400 mcg folik asidin döllenme öncesi ve sonrası dönemde kullanıldığında NTD riskini %94’e kadar azalttığını göstermiştir.</p>



<p><strong>Folik Asit</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242.jpg" alt="Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler" class="wp-image-2635" width="671" height="355" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242.jpg 650w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242-300x159.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242-450x238.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242-20x11.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/650x344-folik-asit-nedir-folik-asitin-faydalari-nelerdir-1601020413242-225x119.jpg 225w" sizes="(max-width: 671px) 100vw, 671px" /></figure>



<p>Folic asit B9 vitaminidir. Vücuda alındığında bazı enzimlerin yardımıyla aktifleşir ve etkisini gösterir. Takviye edici gıdalarda günümüzde folik asitin aktif hali kullanılmaktadır (L-metilfolat).</p>



<p>Gebe olduğundan şüphelenen kadınların hemen folik asit takviyesine başlamaları ve gebeliğin 12. haftasına kadar da devam etmeleri gerektiği Belirtilmektedir. Zorunlu folik asit takviyesi gerekli, etkili ve güvenli bulunduğundan Amerika dahil 40 ülkede kabul edilmiştir. Özellikle gelişmiş ülkelerde folik asit takviyesi standart hale gelmiştir. Doğurma çağındaki her genç kızın günde 400 mcg folik asit alıyor olması oluşabilecek doğumsal anomalilerin engellenebilmesi için tüm dünyada üzerinde önemle durulan bir uygulama olmaya devam etmektedir.</p>



<p><strong>Gebelikte İyot Eksikliği</strong></p>



<p>İyot, vücutta birinci görevi tiroid hormonları yapımında görev almak olan önemli bir elementtir. İyot alımı yetersiz olduğunda tiroid hormonlarının yapımı bozulur ve guatr denilen hastalık meydana gelir. Guatr boynun ön tarafında bulunan troid bezinin fazla büyümesidir. Dünya nüfusunun yaklaşık %40&#8217;ı iyot eksikliği riski altındadır.</p>



<p>Hamilelik anabolik bir durum olduğu için hamilelikte tiroid hormonları yapımı artar ve dolaylı olarak iyot ihtiyacı artar. &#8220;Gebelikte iyot ihtiyacı 2 katına çıkar. Gebelik öncesi triod hormonlarında hiçbir sıkıntısı olmayanlarda bile hamilelik sonrasında sorunlar görülebilir. Peynir, yoğurt, süt, yumurta, balık, tuz iyot bakımından zengin gıdalardır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb.jpg" alt="Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler" class="wp-image-2636" width="667" height="500" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb.jpg 800w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb-300x225.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb-768x576.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb-450x338.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb-225x169.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/iyot-iceren-besinler-nelerdir-yuksek-iyotlu-10-besin-919f4018-670e-4926-9aa1-c64d828b78eb-20x15.jpg 20w" sizes="(max-width: 667px) 100vw, 667px" /></figure>



<p>İyot toprakta ve deniz suyunda bol miktarda bulunur. Besinlerin yetiştiği bölgedeki toprağın içerdiği iyot miktarına bağlı olarak aynı besin farklı yerlerde yetişmesinden dolayı çok faklı miktarda iyot içerebilir. Bu nedenle her besinin ne kadar iyot içerdiğini belirlemek ve satılan ürün paketlerine bunu yazmak her zaman kolay değildir.</p>



<p><strong>Gebelikte İyot Eksikliğinin Zararları</strong></p>



<p>Gebelikte iyot eksikliği ve hipotiroidi (tiroid hormonlarının normalden az olması) bebeğin beyin gelişimini etkileyebilir. Hamileliğin özellikle ilk yarısında bebeğin nörolojik gelişimi açısından annenin tiroid hormonları çok önemlidir. Anne adayındaki iyot eksikliği hipotiroidiye yani tiroid hormonlarının normalden az olmasına neden olmuşsa bu durumda düşük gelişme riski artar. Hamilelik sırasında iyot eksikliği hipotiroidiye neden olmuşsa bebekte bazı anomaliler ve doğumdan sonra zeka geriliği, öğrenme güçlüğü gibi problemler meydana gelebilir. Bazı araştırmalar hamilelikte görülen hafif ve orta derecede iyot eksikliğinde de doğumdan sonra çocukta öğrenme güçlüğü ve benzeri nörolojik problemler izlenebileceğini göstermiştir &#8211; 2013 yılında yayınlanan bir araştırmada hafif derecede iyot eksikliği saptanan gebeliklerde doğumdan sonra çocuk yeterli miktarda iyot alsa bile öğrenme yeteneğinin az olabileceği vurgulanmıştır. Bu araştırmada doğumdan sonra çocukların iyottan zengin beslenmelerine rağmen 9 yaşında öğrenme/anlama yeteneklerinin daha düşük olduğu saptanmıştır.</p>



<p>Tüm bu bilimsel veriler ışığında gebe kalmayı düşünen her kadına hekimlerin önerisi folik asit ve iyot takviyesi almaları yönündedir. Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almak için bu önerilere dikkat etmeyi unutmayın.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" width="413" height="529" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/image-1.png" alt="Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler" class="wp-image-2637" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/image-1.png 413w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/image-1-234x300.png 234w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/image-1-20x26.png 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/image-1-225x288.png 225w" sizes="(max-width: 413px) 100vw, 413px" /></figure></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/noraltup/">Gebelik Öncesi “Nöral Tüp Defekti” Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</title>
		<link>https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 06:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bedenini Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rahatsızlıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atopik dermatit nedir? Atopik dermatit kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve alevlenmenin eşlik ettiği kronik (tekrarlayan) bir cilt hastalığıdır. Çoğu zaman genetik yatkınlık olarak ortaya çıkar (yani bir kişinin anne veya babasında atopik yapı varsa çocuklarında da bu durum ortaya çıkabilir). Atopik yapılı hastalar, yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak çevresel faktörlere karşı ani bir aşırı duyarlılık geliştirirler. Atopik&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/">Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Atopik dermatit nedir?</strong></p>



<p class="has-drop-cap">Atopik dermatit kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve alevlenmenin eşlik ettiği kronik (tekrarlayan) bir cilt hastalığıdır. Çoğu zaman genetik yatkınlık olarak ortaya çıkar (yani bir kişinin anne veya babasında atopik yapı varsa çocuklarında da bu durum ortaya çıkabilir). Atopik yapılı hastalar, yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak çevresel faktörlere karşı ani bir aşırı duyarlılık geliştirirler.</p>



<p><strong>Atopik dermatit hangi yaşlarda daha sık görülür?</strong></p>



<p>Atopik dermatit; çocukların %10-15&#8217;inde, erişkinlerin ise %2-10&#8217;nunda görülür. Atopik dermatitin görülme sıklığı, son 30 yılda sanayileşmiş ülkelerde iki ya da üç kat artmıştır. Bunun sebebi de yaşamın erken dönemlerinde mikroorganizmalarla temasın az olması sonucu atopik hastalıklara yatkınlığın artmasıdır.</p>



<p><strong>Atopik dermatiti tetikleyen faktörler nelerdir?</strong></p>



<p>Atopik dermatit lezyonlarını tetikleyen faktörler olarak; ev tozu akarları, polenler, hayvan tüy ve döküntüleri, bazı yiyecekler (inek sütü, yumurta, balık, fıstık, soya, buğday), bakteriler, mantarlar, virüsler, sıcak su ve sabunla banyo, terleme, deterjanlar, sentetik yünlü giysiler, sıcak-kuru iklim, stresin artması sayılabilir. Bu tetikleyici faktörlerden biri bile atopik dermatit semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Özellikle kışın nem azalınca deriden su kaybı artar bu da lezyonların artmasına neden olur. Ayrıca sıcak su ve sabun da semptomların alevlenmesine yol açabilmektedir.</p>



<p>Atopik dermatitin en belirgin özelliği kuru ve kaşıntılı bir deridir. Bunun nedeni de derinin üst tabakasında yer alan koruyucu tabakanın zarar görmesi ve derinin nemini kaybetmesidir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="1024" height="891" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1024x891.jpeg" alt="Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek" class="wp-image-2627" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1024x891.jpeg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-300x261.jpeg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-768x669.jpeg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1536x1337.jpeg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-2048x1783.jpeg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-450x392.jpeg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-225x196.jpeg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-900x783.jpeg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-1350x1175.jpeg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/gorsel1-20x17.jpeg 20w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Atopik dermatitin tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>



<p>Atopik dermatit, kronik olarak tekrarlayan ve tam olarak nedeni bilinmediği için kesin bir tedavisi olmayan bir cilt hastalığıdır. Tedavide amaç, hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Bunun içinde belirli tedavi basamakları bulunmaktadır.</p>



<p>Etkili bir tedavi; erken dönemde lezyon gelişimi ilerlemeden atakları önlemeye, alevlenmenin şiddetlendiği dönemde ise uygun deri bakımının sağlanmasına ve atak sayısının azaltılmasına yönelik olmalıdır. Bu anlamda tedavi üç aşamadan oluşur;</p>



<p><span style="color:#0037a3" class="has-inline-color"><strong>1)</strong> Bozulmuş deri bariyerinin tamiri için hayat boyu emolyen (nemlendirici) kullanımı ve doğru deri temizliği yapmak,</span></p>



<p><span style="color:#0029a3" class="has-inline-color"><strong>2)</strong> Hayat boyu bozulmuş deri bariyerini güneşten en üst düzeyde korumak,</span></p>



<p><span style="color:#000aa3" class="has-inline-color"><strong>3) </strong>Semptomlar hafif-orta düzeydeyken (erken dönem) kontrol altına almak.</span></p>



<p>Atopik dermatit tedavisinde derinin temizliği ve bakımı tedavinin temelini oluşturur. Deriyi tahriş edici madde ve alerjen içermeyen, özellikle içerisinde emolyen içeriği yüksek vücut şampuanları hastaların banyoda da tedavilerinin devamını sağlar.</p>



<p>Atopik dermatitli çocuklar, sağlıklı çocuklardan farklı olarak hasarlı bir deriye sahip oldukları için çok sık duş almamalı, duş aldıklarında da emolyen içeriği yüksek temizleyicileri kullanmaları gerekmektedir. Çünkü kendilerine özel olmayan temizleyicilerin kullanımı hasarlı olan deri duvarına daha çok hasar vererek semptomların tetiklenmesine sebep olacaktır. Bu anlamda atopik dermatitli çocuk ve yetişkinlerin temizleyicileri de atopik dermatite özel olmalıdır.</p>



<p>Her atopik dermatit hastasının yaşam boyu dikkat etmesi gereken en önemli nokta, bozulmuş deri bariyerini tamir etmeye yönelik emolyen kullanımıdır. Tüm hayatları boyunca emolyen kullanımı ve güneşten en üst düzeyde korunmak bu hastalar için en önemli noktadır. Çünkü yaygın deri kuruluğu atopik dermatitin önemli belirtilerinden biridir. Bu nedenle atopik dermatit tedavisinde, bozulmuş deri bariyerini tamir ederek hastaların yaşadığı kuruluğun giderilmesi tedavinin ilk basamağını oluşturmaktadır. Yani derinin en iyi şekilde nemlendirilmesi şarttır. Atopik dermatitli hastalarda cildin nemlendirilmesi çok önemlidir ve bu durumun önemi birçok bilimsel yayında belirtilmiştir. Şunu da unutmamak gerekiyor, sağlıklı bir deri bariyerinde bulunan en önemli yapıtaşlarından birisi linoleik asittir. Linoleik asit, derinin bütünlüğünün korunmasında önemli bir role sahiptir. Deri bütünlüğü bozulduğunda kuruluğun yanı sıra deri, dışardan gelecek tehlikelere de açık hale gelmektedir.&nbsp; Bu anlamda da hastalar esansiyel yağ asit içeriğine sahip emolyenler kullanmalıdırlar. Ancak her emolyen deri bariyerini tamir edecek içeriği sahip değildir. Bu noktada hem atopik dermatit semptomlarını hafifletici hem de deri bariyerini onarıcı etkileri için linoleik asit içeren emolyenler kullanılmalıdır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="647" height="1024" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-647x1024.png" alt="Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek" class="wp-image-2628" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-647x1024.png 647w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-190x300.png 190w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-768x1215.png 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-971x1536.png 971w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-1294x2048.png 1294w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-450x712.png 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-225x356.png 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-900x1424.png 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-1350x2136.png 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01-20x32.png 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2022/02/Linola-Mailing-2021-07-13-01.png 1477w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></figure>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/one-cikanlar/atopik-dermatit-egzema-ile-yasamayi-ogrenmek/">Atopik Dermatit (Egzema) ile Yaşamayı Öğrenmek</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yara İzi (Skar) Nedir?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/yara-izi-skar-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2021 11:18:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bedenini Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rahatsızlıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı insanlar yara izleriyle gurur duyarlar. Onlar için yara izi geçmişte yaşadıkları zorlukların vücutlarındaki birer resmidir. </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/yara-izi-skar-nedir/">Yara İzi (Skar) Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><u>Yara İzi (Skar) Nasıl Geçer</u></strong>?</p>



<p class="has-drop-cap">Bazı insanlar yara izleriyle gurur duyarlar. Onlar için yara izi geçmişte yaşadıkları zorlukların vücutlarındaki birer resmidir. Ancak çoğunlukla insanlar ameliyat izleri, kaza, yanık, vb. yara izlerinden hem fiziksel olarak kötü gözüktüğü için hem de psikolojik etkileri nedeniyle mümkün olduğunca kurtulmak isterler. Eğer siz de bu insanlardan biriyseniz, bu yazımızda “<strong><u>yara izi nedir ve nasıl geçer?</u></strong>” sorusuna yanıt vermeye çalışacağız.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-768x1024.jpg" alt="Yara İzi (Skar) Nedir?" class="wp-image-2532" width="215" height="286" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-768x1024.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-225x300.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-1152x1536.jpg 1152w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-1536x2048.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-300x400.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-450x600.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-600x800.jpg 600w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-900x1200.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-20x27.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-1350x1800.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/pexels-zeynep-sude-emek-4443010-scaled.jpg 1920w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" /></figure></div>



<p><strong>Yara Kavramına Yakından Bakalım…</strong></p>



<p>Yara izi nasıl geçer sorusuna yanıt vermeden önce yara kavramı konusuna daha yakından bakmamızda fayda var.</p>



<p>Yara izi (Skar), doğal bir yaralanmanın ya da bir ameliyat sırasındaki cerrahi kesinin ardından, derinin yaralanmasının doğal bir sonucu olup, iyileşme sayesinde ortaya çıkan belirtiye yara izi denmektedir. Yara izi (Skar) oluşumunda yaranın iyileşme sürecinin başından itibaren her aşaması etkilidir. Yara izleri (Skarlar) boyut, renk gibi farklı fiziksel özellikler gösterebilirler. Derinin doğal özelliklerine en yakın, uygun şekilde gerçekleşen yara iyileşmesi fizyolojik yara izini (skarı) oluştururken deriden farklı ve belirgin düzeyde oluşan derinin kendi dokusunun yerini büyük oranda skar dokusunun aldığı durumlarda patolojik skarla karşılaşılabilir. Kimi yara izleri (skarlar) bireyin psikolojik durumu üzerinde etki yaratabilir ve bireyde stres veya psikososyal sorunlara yol açabilirler.</p>



<p><strong><u>Patolojik Yara İzleri nelerdir? Kendiliğinden geriler mi?</u></strong></p>



<p>Yaralanmalar cildin üst tabakasında gerçekleşirse, cilt bu izleri tamamen tamir edebilir. Ancak hasar cildin alt tabakalarına ulaşıyorsa mutlaka bir yara iziyle iyileşir. Bu aşamada önemli olan ciltteki izin zor fark edilir ve deri renginde kapanmasını sağlayabilmektedir. Bu bilgiyi bir ameliyat kesisiyle örnekleyecek olursak; ameliyat sonrası cildimizde mutlaka kesi izi kalacağını bilmemiz gerekir. Eğer bu kesi ince, zor fark edilir ve deri renginde kapanmışsa bu duruma fizyolojik skar diyebiliriz. Ve bu haliyle sağlıklı bir iyileşme elde ettiğimizi düşünebiliriz</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image.png" alt="Yara İzi (Skar) Nedir?" class="wp-image-2527" width="192" height="225" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image.png 165w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-20x24.png 20w" sizes="(max-width: 192px) 100vw, 192px" /><figcaption>   Fizyolojik Skar </figcaption></figure></div>



<p>Ancak bazı kişilerde cilt, yaraların tamirinde kullanılan maddeleri aşırı şekilde üretir. Bunun sonucu olarak da yara bölgesinin dışına taşan, sert ve kırmızı görünümlü skarlar (yara izleri) meydana gelir. Bu dokulara keloid ve hipertrofik skar (Patolojik skar) denilmektedir.</p>



<p><strong>Keloid ve Hipertrofik skarın genel özellikleri :</strong></p>



<ul><li>Deri ekleri, kıl, yağ bezleri, ter bezleri rejenerasyonu yoktur.</li><li>Elastikiyetini kaybetmiştir.</li><li>Kontraktür eğilimi vardır.</li><li>Ağrılı, kaşıntılıdır.</li></ul>



<p>Patolojik skar (Yara izi) gibi durumların kendiliğinden geçmesi pek mümkün değildir. Patolojik skarın iyileşmesi adına pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bu tedaviler oldukça maliyetli ve zorlu tedaviler olmakla beraber Patolojik skarı oluşmadan önlemek yani profilaksi (Silikon Jel vb. kullanımı) uygulamak daha kolay ve nispeten zahmetsiz tedavilerdir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-3.png" alt="Yara İzi (Skar) Nedir?" class="wp-image-2530" width="197" height="237" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-3.png 170w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-3-20x24.png 20w" sizes="(max-width: 197px) 100vw, 197px" /><figcaption> Patolojik Skar</figcaption></figure></div>



<p><strong><em>Peki nedir bu tedaviler? Gelin beraber inceleyelim…</em></strong></p>



<p><strong><u>Patolojik Yara(Skar) İzleri Tedavi Yöntemleri nelerdir?</u></strong></p>



<p><strong>Cerrahi Tedavi:</strong><strong></strong></p>



<p>Enfeksiyonlu yara veya geç kapanmış yara sonrası oluşmuş yara izinin tedavisinde cerrahi olarak çıkarma tercih edilebilen bir yoldur. Bu cerrahi işlemler sonrasında yara izi gelişimi riskini almadan profilaksi (önleyici tedavi) uygulama şeklinde hastaya önemli bir şans vermektedir.</p>



<p><strong>Kortikosteroidler:</strong><strong></strong></p>



<p>İntralezyoner kortikosteroid (yara içine steroid enjeksiyonu); yara izi (skar) tedavisinde tercih edilen, tek başına veya diğer tedavilerle kombine olarak kullanılabilen temel tedavilerden biridir.</p>



<p><strong>Kriyoterapi :</strong><strong></strong></p>



<p>Kriyoterapi keloid ve hipertrofik skar tedavisinde tek başına veya diğer tekniklerle kombine olarak kullanılabilen bir yöntemdir. Donma sonucu dokuda hasar oluşturarak doku yenilenmesini hızlandırmaktadır.</p>



<p><strong>Lazer :</strong><strong></strong></p>



<p>C02 lazer Yara izini (skar) eksize etmek amacıyla kullanılır. Diğer yöntemlere göre daha etkili bir tedavi değildir. Nüksü engellemek için mutlaka diğer tedavi yöntemleri ile kombine edilmesi gerekir. Dokuda hasar oluşturarak doku yenilenmesini hızlandırmaktadır.<strong></strong></p>



<p><strong>Peki Yara izi (Skar) oluşmadan önlemek mümkün olsa?</strong></p>



<p>Derideki herhangi bir yaralanma veya kesi sonrası, derideki yara iyileşme mekanizmaları devreye girer ve deri kendini tamir eder. Ancak, yara iyileşmesi sırasında ileride bu bölgede Yara izi (Skar) gelişip gelişemeyeceği önceden bilinemez. Yaralamayı takiben ilk birkaç ay içinde gözle görünür bir Yara izi (Skar) olmaz. Ancak, skar gelişimine neden olan bütün işlemler, yara bölgesinde ilk günden itibaren başlar ve aylar boyunca devam eder. Eğer, bu dönemde skar gelişimini önleyici bir uygulama yapılmazsa ilerde Yara izi (Skar) oluşma riski artar. Ayrıca, birkaç ay sonra Yara izi (Skar)&nbsp; ortaya çıktığında onu tedavi etmek, oluşumunu önlemekten çok daha zor ve çok daha masraflıdır. Bu nedenle her cerrahi işlem, yaralanma ve yanık sonrası skar gelişmesinin önlenmesi, yani profilaksi yapılması önerilir. Patolojik skar oluşumunu önlemek, tedavi etmekten çok daha önemlidir. Kişinin Yara izi (Skar) geliştirmeye yatkın olmasına bakılmaksızın skar riski taşıyan her hastaya skar&nbsp; profilaksisi yapmak en kesin çözümdür…</p>



<p><strong>Topikal Jeller (Silikon Jeller) :</strong><strong></strong></p>



<p>Silikon jellerin oklüzyon özelliği ile tedavide fazla kollajen sentezlenmesini azalttığı, yara izi bölgesinde nem kaybını önlediği, kullanıldığı bölgeyi dış etmenlerden koruduğu ve böylece yara izini (SKAR) daha oluşmadan engellemeye yardımcı olan tedavi yöntemlerindendir.</p>



<p><strong><u>Siliskar Jel Nedir?</u></strong></p>



<p>Siliskar Jel, yara izi oluşumunu minimum düzeye indiren bir silikon jeldir. Kolay bir şekilde uygulanabilen Siliskar Jel hızlı bir şekilde kurur. Renksiz olması nedeniyle vücudun yüz, boyun ve kol gibi gözüken kısımlarına uygulanabilir. Diğer bir yandan Siliskar Jel cildin nem dengesini korur, kaşıntı ve kızarıklıkları azaltır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="611" height="203" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4.png" alt="Yara İzi (Skar) Nedir?" class="wp-image-2531" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4.png 611w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4-300x100.png 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4-450x150.png 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4-225x75.png 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2021/08/image-4-20x8.png 20w" sizes="(max-width: 611px) 100vw, 611px" /></figure>



<p><strong>Siliskar Jel Ne Zaman Nasıl Kullanılır?</strong></p>



<p>Yaranız kapanır kapanmaz Siliskar Jel’i kullanmaya başlayabilirsiniz.</p>



<ul><li>Siliskar Jel’i yara bölgesine parmak ucu ile hafifçe sürerek uygulayın. Yara bölgesine baskı yapmaktan kaçının.</li><li>Her uygulamada önceki kullanımdan kalan silikon jel tabakasını temizleyin.</li><li>Siliskar Jel’i 3 ay boyunca, günde 2 kez uygulayın. Yüksek gramajıyla 1 kutu Siliskar Jel, 3 ay boyunca yeterli olacaktır.</li><li>Siliskar Jel 3 aylık dönemi tek kutu ile karşılayan tek silikon jeldir.</li></ul>



<p><em><strong>Siliskar Jel’i açık yaralarda ve mukozal bölgelerde kullanmayınız…</strong></em></p>



<p><em>Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez.<br>Daha fazla bilgi için bir hekime veya eczacıya başvurunuz.</em></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/yara-izi-skar-nedir/">Yara İzi (Skar) Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebek Nasıl Oluşur?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-nasil-olusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2020 14:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2323</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamileliğin gerçekleşmesi için spermin bir yumurta ile buluşması gerekir. Gebelik döllenmiş bir yumurtanın rahmin iç yüzeyine yerleşmesiyle başlar. Hamileliğin gerçekleşmesi, cinsel ilişkiden sonra 2-3 hafta kadar sürer. Özetle her şey sperm hücreleri ve bir yumurta ile başlar. Bebek nasıl oluşur sorusu bu sayede adım adım cevaplanmaya başlanır. Sperm, testislerdeki hücrelerdir. Boşalma sırasında penisten çıkan spermin&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-nasil-olusur/">Bebek Nasıl Oluşur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hamileliğin gerçekleşmesi için spermin bir yumurta ile buluşması gerekir. Gebelik döllenmiş bir yumurtanın rahmin iç yüzeyine yerleşmesiyle başlar. Hamileliğin gerçekleşmesi, cinsel ilişkiden sonra 2-3 hafta kadar sürer. Özetle her şey sperm hücreleri ve bir yumurta ile başlar. Bebek nasıl oluşur sorusu bu sayede adım adım cevaplanmaya başlanır. Sperm, testislerdeki hücrelerdir. Boşalma sırasında penisten çıkan spermin bir yumurta ile buluşması gerekir. Yumurta olgunlaştığında, sperm hücresi tarafından döllenmeye hazırdır. Hormonlar rahmin iç yüzeyini kalın ve süngerimsi hale getirerek vücudu hamileliğe hazırlar.</p>



<h2>Yumurtlama Nedir?</h2>



<p>Bu soru bebek nasıl oluşur sorusundan önce sorulmalıdır. Hamilelik yumurtalıklarda başlar ve 2 küçük yumurta rahim kenarına yerleşir. Her ay, adet dönemi ortalarında 1-3 yumurta, yumurtalıklarda olgunlaşır. Regl döneminin on ikinci ve on beşinci günleri arasında en olgun yumurta, yumurtalıklardan rahme ulaşmak üzere bırakılır. Bu olaya yumurtalama adı verilir. Yumurtalar 12 saatten 24 saate kadar canlı kalır. Bebek isteniyorsa tam da bu dönemde yumurtaların sperm ile buluşması gerekir. Sağlıklı sperm ile buluşan yumurta, beraberinde hamileliği getirir.</p>



<h2>Heyecanlı Bir Macera</h2>



<p>Adet döngüsünün yaklaşık yarısında, olgun bir yumurta fallop tüpünden rahime doğru ilerler. Yumurta, etrafta herhangi bir sperm olup olmadığını görmek için fallop tüpünde yavaşça hareket ederek yaklaşık 12-24 saat asılı kalır. Sperm hücresi bir yumurta ile birleştiğinde buna döllenme adı verilir ve bu işlem hemen gerçekleşmez. Sperm, cinsel birleşmeden sonra 6 güne kadar rahim ve fallop tüpünüzde bulunabileceğinden, birleşme ile döllenme arasında 6 güne kadar zaman geçer.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="571" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12.jpg" alt="Bebek Nasıl Oluşur" class="wp-image-2324" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12-300x256.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12-450x384.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12-225x192.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-12-20x17.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Bebek Oluşmaya Başlıyor</h2>



<p>Bu 6 günün ardından da henüz bebek nasıl oluşur sorusunun cevabı tamamlanmamıştır. Bir sperm hücresi yumurtayla buluşursa, döllenmiş yumurta fallop tüpünden rahime doğru hareket eder. Gittikçe daha fazla hücreye bölünmeye başlar ve büyüdükçe bir top oluşturur. Hücre topu döllenmeden yaklaşık 3-4 gün sonra rahime ulaşır. Hücre topu 2-3 gün daha rahime doğru ilerler. Hücre yumağı rahimin iç yüzeyine yapışırsa buna implantasyon adı verilir. Bu aşama hamilelik resmen başlamış demektir. İmplantasyon döllenmeden yaklaşık 6 gün sonra başlar ve tamamlanması yaklaşık 3-4 gün sürer.</p>



<h2>Semptomlar</h2>



<p>Hamileyken adet görülmemesinin sebebi, döllenmiş bir yumurtanın rahim içine implante edildiğinde, rahmin iç yüzeyinin dökülmesini önleyen gebelik hormonlarıdır. Yumurta, sperm ile buluşmazsa ya da döllenmiş bir yumurta rahme yerleşmezse kanama gerçekleşir.</p>



<p>Eğer adet zamanı gecikmişse, göğüslerde şişkinlik varsa; yorgunluk, bulantı ya da kusmadan şikâyet ediliyorsa, kabızlık baş göstermişse ve daha sık idrara çıkma ihtiyacı hissediliyorsa tüm biyolojik ön aşamalardan geçilmiş demektir. Normal bir hamilelik, son adet döneminin ilk gününden itibaren yaklaşık 40 hafta sürer. Hamileliğin bu ilk günden 2 hafta sonra başladığı düşünülür. Bebek nasıl oluşur sorusunun cevabı gerçek bir mucizenin kısa bir öyküsüdür.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-nasil-olusur/">Bebek Nasıl Oluşur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Detaylı Ultrason Nedir? Neden Önemlidir?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/detayli-ultrason-nedir-neden-onemlidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2020 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile Kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayrıntılı ultrason olarak da bilinen detaylı ultrason; klasik ultrason yöntemlerine oranla gebeliğin belirli dönemlerinde çok daha net görüntü elde etmek için uygulanan bir görüntüleme tekniğidir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/detayli-ultrason-nedir-neden-onemlidir/">Gebelikte Detaylı Ultrason Nedir? Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bebek bekleyen her çift, çocuklarının sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini ister. Bu heyecanlı bekleyiş içerisinde ise akıllarda yalnızca tek bir soru vardır. “Bebeğimin sağlığı nasıl?”</p>



<p>Bebeklerin daha anne karnındayken sağlık sorunlarının tespit edilmesini mümkün kılan detaylı ultrason yöntemiyle aklınıza takılan her bir detaya artık son verebilirsiniz. Bebeğin sağlığıyla ilgili tüm detayların kontrol edildiği detaylı ultrason, bebekte herhangi bir gelişim geriliği olup olmadığını artık anne karnındayken belirleyebilmeyi mümkün kılıyor.&nbsp; Peki pek çok anne adayının merak ettiği detaylı ultrason nedir?</p>



<h2>Detaylı Ultrason Nedir?</h2>



<p>Ayrıntılı ultrason olarak da bilinen detaylı ultrason; klasik ultrason yöntemlerine oranla gebeliğin belirli dönemlerinde çok daha net görüntü elde etmek için uygulanan bir görüntüleme tekniğidir. Bu görüntüleme tekniği ile bebeğin yüzü, elleri ve ayakları 4 boyutlu şekilde görüntüye yansıtılabilir. Görüntüleme sırasında bebeğin duruşu ve pozisyonun uygun olması halinde yüzü de net bir şekilde görülebilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="571" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18.jpg" alt="Gebelikte Detaylı Ultrason Nedir? Neden Önemlidir?" class="wp-image-2383" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18-300x256.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18-450x384.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18-225x192.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-18-20x17.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Detaylı Ultrason Ne Zaman Yapılır?</h2>



<p>Detaylı ultrasonografi, gebeliğin 17 – 23. haftalarında yapılır. İşlem yaklaşık 30 dakikada tamamlanmaktadır.&nbsp; Anatomik bozukluklar başta olmak üzere doğumsal anomaliler, dolaşım bozuklukları ve büyüme geriliği gibi birçok sorunun tespit edilebilmesini sağlayan detaylı ultrason uygun haftalardaki her anne adayına güvenle uygulanabilir.</p>



<h2>Detaylı Ultrason Taramasının Amacı Nedir?</h2>



<p>Detaylı ultrason taramasının amacı bebekte olabilecek birçok doğumsal anomalilerin tespit edilerek, bebeğin sağlıklı olduğunu göstermektir.</p>



<h2>Detaylı Ultrason ile Her Anomali Saptanabilir Mi?</h2>



<p>Detaylı bir şekilde yapılan bu görüntüleme tekniği ile rahimin genel yapısı, plasenta ve bebek ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir. Yapılan detaylı ultrasonografi ile bebeğin merkezi sinir sisteminde, göğüs boşluğunda, iskelet sisteminde, böbrek ve idrar yollarında anormallik olup olmadığı tespit edilmektedir. Yapılan araştırmalar bebekteki anormalliklerin yüzde 70 – 80 oranında saptanabildiğini göstermektedir.</p>



<h2>Detaylı Ultrason ile Hangi Durumlar Saptanmaktadır?</h2>



<p>Detaylı ultrasonografi ile bebeğin kafadan başlayarak el ve ayaklara kadar tüm organlarının varlığının tespiti, organların yapısal durumu, rahim yapısı, bebeğin su miktarı ve görünümünün normal olup olmadığı değerlendirilebilir.</p>



<ul><li>Beyinde su toplanması,</li><li>Açık omurga,</li><li>Diyagram fıtığı,</li><li>Onikiparmak bağırsak darlığı,</li><li>Bebeğin duruş şekli ve omurga duruşu,</li><li>Kalp atışının durması ve biyofizik profilinin saptanması gibi tüm ayrıntılar, detaylı ultrasonografi ile tespit edilebilmektedir.</li></ul>



<h2>Detaylı Ultrason Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Detaylı ultrason uygulaması karından yapılır. Ultrasona başlanırken görüntülemenin yapılacağı bölgeye ultrason jeli sürülerek, cihazın başlığı karında gezdirilerek monitöre aktarılır. İşlem öncesinde herhangi bir ön hazırlık gerektirmez.</p>



<h2>Detaylı Ultrason Gerekli Midir?</h2>



<p>Down sendromu ve Spina Bfida gibi hastalıkların erken gebelik haftalarında tespit edilmesi, ileride karşılaşılabilecek daha ciddi sorunlara karşı hazırlıklı olunması açısından oldukça önemlidir.</p>



<h2>Detaylı Ultrason Aç Karnına Mı Yapılır?</h2>



<p>Detaylı ultrason çekiminden önce anne adaylarının aç olmasına gerek yoktur. Sonuçlar ultrason çekiminin yapıldığı sağlık kuruluşuna göre değişkenlik gösterir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/detayli-ultrason-nedir-neden-onemlidir/">Gebelikte Detaylı Ultrason Nedir? Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların Tek Başına Oyun Oynamaları İyi Midir?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/cocuklarin-tek-basina-oyun-oynamalari-iyi-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2020 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugünlerde ‘çocukların tek başına oyun oynamaları iyi midir?’ sorusuna her ebeveyn farklı cevap verebilir. Çünkü şu zaman diliminde ebeveynlerin üzerinde geçmişe oranla çok daha büyük bir baskı var. Instagram postları kadar etkileyici bir yaşam alanı, çocuklarına ev yapımı organik ekmeklerden glütensiz atıştırmalıklara kadar hazırlama yükü, karantina sürecinde okulların kapanmasıyla bir yandan evden eğitim verme görevi&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/cocuklarin-tek-basina-oyun-oynamalari-iyi-midir/">Çocukların Tek Başına Oyun Oynamaları İyi Midir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bugünlerde ‘çocukların tek başına oyun oynamaları iyi midir?’ sorusuna her ebeveyn farklı cevap verebilir. Çünkü şu zaman diliminde ebeveynlerin üzerinde geçmişe oranla çok daha büyük bir baskı var. Instagram postları kadar etkileyici bir yaşam alanı, çocuklarına ev yapımı organik ekmeklerden glütensiz atıştırmalıklara kadar hazırlama yükü, karantina sürecinde okulların kapanmasıyla bir yandan evden eğitim verme görevi ve bütün bunların üzerine bir de çocuğun eğlenceli aktivitelerde oyun zamanını geçirmesi derken ebeveynler 7/24 çocuk odaklı bir hayat yaşamaya başladılar. Dolayısıyla çocuklar da aralıksız bir şekilde ebeveynlerinden, arkadaşlarından, akrabalardan ilgi ve uyaran bombardımanı altındalar. Peki bu durum çocukları nasıl etkiliyor?</p>



<h2>Bağımsız Oyun Zamanı Ne Demektir?</h2>



<p>Solo oyun zamanı veya bağımsız oyun zamanı denilen süre çocuğun oyuncakları ile tek başına bırakılması ve onlarla dilediği gibi oynamasını betimleyen zaman dilimini açıklamak için kullanılır. Bu tip oyun çocuğun zeka ve duygusal gelişimi açısından çok gerekli ve iyidir. Oxford Üniversitesi çocuk ve erişkin psikiyatristi Dr. Hayley Van Zwanenberg’e göre çocuklar solo oyun oynadıklarında tek başına karar verme egzersizi yaparlar, ilgilendikleri şeyleri kendi keşfetmeleri için fırsat doğar ve kendi başlarına hareket ederek fiziksel sağlamlık geliştirmeleri için iyi bir fırsattır. Ayıca yine doktorun görüşlerine göre okulda oynan oyunlar da eğitim ve sosyal gelişim açısından çok gerekli ve faydalı görülmektedir.</p>



<h2>Nasıl Oyuncaklar Seçilmelidir?</h2>



<p>Peki bu bağımsız oyun süresince çocuğunuza vermeniz gereken oyuncaklar hangileridir? Birçok ebeveyn çocuklarının bir araç ile oyalanması gerektiğini düşünmektedir. Bu sebeple iPad, telefon gibi cihazlar çok sıradan bir şekilde çocuklara düşünmeden verilebilmektedir. Elbette motor fonksiyonları geliştirmesi gibi açılardan bu tip araçların da eğitici nitelikleri vardır ancak çocuğunuzun bir ekrqan olmadan da ne kadar çok şey öğrenebileceğini deneyimlemenizi öneririz.</p>



<h2>Bebek veya Figür Kullanımı</h2>



<p>Cardiff Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre bebek veya oyuncak figür kullanan çocukların üzerinde bu tip oyunların etkisi nörobilim kullanılarak ölçümlenmiş. Çıkan sonuçlara göre bebeklerle veya aksiyon figürleriyle oynayan çocukların hayata dair prova yapma şansı buldukları, empati gibi yeteneklerinin işlenmesi açısından çok faydalı olduğu ortaya konmuş. Üstelik bu tarz yetilerin tablet kullanan çocuklarla kıyaslaması yapıldığında çok büyük oranda farklar gözlenmiş.</p>



<h2>Sonuç Değil Sürece Odaklanın</h2>



<p>Birçok ailenin çocuklarına tablet dışı oyuncaklar seçerken sonuca yönelik oyuncaklar seçtikleri gözlemlenmiş. Mesela Lego gibi bloklarla bir yapı inşa etmek, bir puzzle bitirmek gibi, sadece sonuca ulaşınca keyif ya da takdir alabilecekleri oyunlar veriyorlar ve çocuklar da sadece başarı veya finalize olmaya odaklı şekilde takdir ve alkış aldıkları için keyif için aksiyon alma yeteneğinden giderek uzaklaşıyorlar. Bunun yerine bebeklerle oyun oynayan çocuklarda (kız veya erkek çocuk için uygun figürler hangisi ise) çocukların duygusal durumları ile ilgili çok detay bilgi edinebildiklerini de gözlemlemişler. Hatta oyuncağı ne olursa olsun tek başına oyun oynayan çocuğun iç dünyası ile ilgili çok derin bilgileri alabildiklerini görmüşler.</p>



<p>Oyun bir çocuğun beyinsel gelişimini sağlıklı bir yöne çekmek için çok faydalıdır. Doktorlara göre çocuklar korkularını oyunla çözebilirler, erişkinlerin rollerini kendi üzerlerinde test edebilirler, özgüven edinirler ve hayatta dayanıklı olmak için gereken yetenekleri geliştirmekte daha başarılı olurlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="670" height="571" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17.jpg" alt="Çocukların Tek Başına Oyun Oynamaları İyi Midir?" class="wp-image-2379" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17.jpg 670w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17-300x256.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17-450x384.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17-225x192.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/1-17-20x17.jpg 20w" sizes="(max-width: 670px) 100vw, 670px" /></figure>



<h2>Çocuklar Oyunla İletişim Kurarlar</h2>



<p>Küçük çocukların bir çoğu aslında dile getiremedikleri duygularını oyun yoluyla çok daha rahat ifade edebilirler. Dolayısıyla çocuğunu oyuncaklarıyla tek başına bırakıp gözlemleyen bir ebeveyn, çocuğun oyuncaklarla iletişimine bakarak duygusal ve zihinsel durumu hakkında çok rahat bilgi edinebilir. Bu yüzden çocuklarla terapide de bu yöntem çok kullanılır, çünkü çocukların söz kullanıp anlatmak zorunda kalmadan kendilerini açıkça ifade edebilmelerine uygun bir platform yaratılmış olur. Dolayısıyla, bir dahaki sefere çocuğunuzu bebekleriyle, oyuncak figürleriyle veya tüylü hayvanlarıyla baş başa bırakmaktan hiç çekinmeyin ve uzaktan gözlemleyin. Tahmininizden çok daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Üstelik çocuğunuzun zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimi için de mükemmel bir ortam sağlamış olursunuz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/cocuk-sagligi/cocuklarin-tek-basina-oyun-oynamalari-iyi-midir/">Çocukların Tek Başına Oyun Oynamaları İyi Midir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Havale Belirtileri Neler?</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-sagligi/havale-belirtileri-neler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2020 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=1853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havale belirtileri neler? Bebeklerde ve çocuklarda ne yazık ki yüksek ateşe bağlı havale nöbetleri görülebiliyor. Havale nöbetleri çoğu ebeveynin korkulu rüyası. Havale durumu müdahale edilmezse ciddi sağlık sorunları yaratabiliyor ve ömür boyu etkisi sürecek hasar bırakabiliyor. Bu yüzden havale ihtimalini ciddiye almak ve havale belirtileri ortaya çıktığında süratle hekime danışmak gerekiyor. Havale hakkında doğru bilgiye&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-sagligi/havale-belirtileri-neler/">Havale Belirtileri Neler?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Havale belirtileri neler</strong>? Bebeklerde ve çocuklarda ne yazık ki yüksek ateşe bağlı havale nöbetleri görülebiliyor. Havale nöbetleri çoğu ebeveynin korkulu rüyası. Havale durumu müdahale edilmezse ciddi sağlık sorunları yaratabiliyor ve ömür boyu etkisi sürecek hasar bırakabiliyor. Bu yüzden havale ihtimalini ciddiye almak ve havale belirtileri ortaya çıktığında süratle hekime danışmak gerekiyor. Havale hakkında doğru bilgiye sahip olup yerinde müdahale etmek son derece önemli. Peki çocuklarda sık görünen <strong>havale belirtileri neler</strong>?</p>



<h2>Havale Nedir, Neden Çocuklarda Daha Sık Görülür?</h2>



<p><strong>Havale belirtileri neler</strong>? Tıp dilindeki adı konvülsiyon olan havale yüksek ateşe bağlı olarak ortaya çıkabildiği gibi ateşsiz bir biçimde de ortaya çıkabilen nöbetlere verilen bir isim. Epilepsi, beyni etkiyen kafa travmaları ve çeşitli hastalıklar havale nöbetlerine neden olabiliyor. Havaleye neden olan ani ateş yükselmeleri farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabiliyor. Havale nöbetleri en çok çocuklarda görülüyor. Bunun nedeniyse çocuklarda bağışıklık, beyin ve sinir sisteminin tam gelişmemiş olması. Çocukların ve bebeklerin beyinleri daha küçük olduğu için ısıdan daha hızlı etkilenir. Özellikle 6 ay ve 3 yaş arasında havale görülme oranı diğer yaş gruplarına göre daha yüksek.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-1024x683.jpg" alt="havale belirtileri" class="wp-image-1854" width="670" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-1024x683.jpg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-300x200.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-768x512.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-1536x1024.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-2048x1365.jpg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-450x300.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-225x150.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-900x600.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-1350x900.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18-20x13.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-18.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Havale Nedenleri</h2>



<p><strong>Havale belirtileri neler</strong> sorusunun cevaplarına daha yakından bakmadan önce havale nedenlerini sıralayalım:</p>



<ul><li>Kalıtım önemli bir faktör. Yüksek ateşin görülme oranı diğer aile üyelerinin hikayesinde yüksek ateş varsa daha fazla.</li><li>Ani ateş yükselmesine enfeksiyonlar neden olabilir. Özellikle virüslerin neden olduğu viral enfeksiyonlar yaygın havale nedenlerinden biri.</li><li>Beyini etkiyen kafa travmaları havaleleri tetikleyebiliyor.</li><li>Epilepsi hastalığı havalelere sebep olabiliyor.</li><li>Havale nöbetleri nadir olarak bir hastalığın belirtisi olarak da görülebiliyor.</li></ul>



<p>Şimdi<strong> havale belirtileri</strong> <strong>neler</strong> sorusunu yanıtlayalım.</p>



<h2>Havale Belirtileri</h2>



<p><strong>Havale belirtileri neler</strong>? Havaleler genellikle ani ateş yükselmesiyle başlar. Ateşin çocuklarda 37,5 dereceyi geçmemesi gerekir. Yükselen ateşle çocuk bilincini kaybedebilir. Ateşe bağlı kasılmalar ve titremeler başlar.&nbsp; Gözler kayabilir ve bilinç kapanabilir. Ateşi yükselen veyahut ateşe yol açabilecek bir hastalık geçiren bebeklerin ve çocukların yakından takip edilmesi, ateşinin ölçülmesi, yüksek ateş ve diğer belirtiler baş gösterdiğinde hızla müdahale edilmesi büyük önem taşıyor. Unutmayın yüksek ateş çocuğunuzun bedeni için çok zararlı olabilir ve diğer havale belirtileri ile beraber gözlemlendiğinde büyük bir sağlık riskine işaret ediyor olabilir. &nbsp;&nbsp;</p>



<h2>Havale Esnasında Yapılması Gerekenler</h2>



<p><strong>Havale belirtileri neler</strong> ve havale ortaya çıktığında ne yapılması gerekiyor? Havale belirtileri gerçekten korkutucu ve paniğe sürükleyici olabilir. Ama anne ve babanın havale esnasında yapması gereken en önemli şey soğukkanlılıklarını korumak. Panik yapmadan havale nöbetinin süresini tespit etmeli ve 10 dakikadan uzun sürüyorsa bir sağlık kuruluşuna gitmeli ya da ambulans çağırmalısınız. 10 dakikadan daha uzun süren ateşli havaleler ne yazık ki çocuğun beyninde kalıcı hasarlara neden olabiliyor.</p>



<p>Yüksek ateşe bağlı havale nöbetinde ateşi düşürmek için,</p>



<ul><li>Çocuğun üzerindeki örtüleri alın.</li><li>Çocuğun kıyafetlerini çıkarın. Örtüler ve kıyafetler çocuğun vücut ısısını arttırıyor olabilir.</li><li>Doktorunun tavsiye ettiği ateş düşürücü ilaçtan verin. Ateş düşürücüler tıbbi müdahale gerçekleşene kadar ateşi dengede tutmaya yarar.</li><li>Islak havluya sararak vücut ısısını düşürmeye ve böylece ateşini de düşürmeye çalışın.</li><li>Ateşi düşürmek için hastayı oda sıcaklığında suyla duşa sokun.</li></ul>



<p>Epilepsiye bağlı havale nöbeti esnasında müdahale etmek için, &nbsp;</p>



<ul><li>Çocuğu yan şekilde etrafı boş güvenli bir sert zemine yatırın. Bu şekilde sert bir zemine yan şekilde yatırılması kusma durumunda çocuğun boğulmasını engeller.</li><li>Ağzına hiçbir şekilde bir şey vermeyin. Çocuğun dilinin soluk borusunu kapatmadığına emin olun, dişlerinin arasına tahta kaşık gibi bir obje koyarak dilini ısırmasını engelleyin. &nbsp;Kıyafetlerini gevşetin.</li><li>Epilepsi nöbetinde insanlar istemsiz biçimde hareket edebilir. Hastanın hareketlerini engellemeyin. Konuşarak sakinleştirmeye çalışın.</li></ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/bebek-sagligi/havale-belirtileri-neler/">Havale Belirtileri Neler?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Yapılabilecek Egzersizler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/hamilelik-donemi/dogum-sonrasi-yapilabilecek-egzersizler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2020 15:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=1998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğer yeni anne olduysanız veya yakın zamanda doğumu yapacaksanız doğum sonrası yapılabilecek egzersizler sizin için önemli olabilir. Sağlığınızı iyileştiren ve moralinizi yükselten spor faaliyetleri vücudunuzun hızla forma girmesine yardımcı olur. Ancak yeni annelerin bu konuda dikkatli olması gerekir. Bu yüzden acele etmeyin ve doğru aktiviteleri tercih edin! Öncelikle doğum bölgesindeki iyileşmenizi tamamlayın acele etmeyin! Önce&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/hamilelik-donemi/dogum-sonrasi-yapilabilecek-egzersizler/">Doğum Sonrası Yapılabilecek Egzersizler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Eğer yeni anne olduysanız veya yakın zamanda doğumu yapacaksanız doğum sonrası yapılabilecek egzersizler sizin için önemli olabilir.</p>



<p>Sağlığınızı iyileştiren ve moralinizi yükselten spor faaliyetleri vücudunuzun hızla forma girmesine yardımcı olur. Ancak yeni annelerin bu konuda dikkatli olması gerekir. Bu yüzden acele etmeyin ve doğru aktiviteleri tercih edin! Öncelikle doğum bölgesindeki iyileşmenizi tamamlayın acele etmeyin!</p>



<h2>Önce İyileşin Sonra Spor Yapın!</h2>



<p>Koşu ayakkabılarınızı ya da yoga taytınızı giymek için sabırsızlansanız da her şeyin bir sırası olduğunu unutmayın. Bedeninizi çalıştırmaya başlamadan önce doğum bölgesindeki kasları güçlendirin. Bu büyük kas kütlesi hamileliğiniz boyunca bebeğinizin ağırlığını taşıdığı ve doğumda büyük baskıya maruz kaldığı için daha sonra inkontinans (idrar tutamama) sorunu yaşamamak adına eski formuna döndürülmeli! Bu kası çalıştıracak herhangi bir spor yok. Bunun için doğumdan altı ila sekiz hafta sonra doktorunuzun vereceği tavsiyelere sıkı sıkıya uymalısınız. Spor yapmaya ancak bir ay kadar sürecek olan iyileşme sürecinin ardından başlayabilirsiniz. Bu kas eski formuna kavuşmadan spor yapmanız halinde idrar kesesi sorunları yaşayabilirsiniz. Bununla birlikte doğum sonrası kanamaları bittikten sonra çekinmeden günlük 20 ilâ 30 dakikalık yürüyüşler yapabilirsiniz!</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-1024x683.jpg" alt="Doğum Sonrası Yapılabilecek Egzersizler" class="wp-image-1999" width="670" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-1024x683.jpg 1024w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-300x200.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-768x512.jpg 768w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-1536x1025.jpg 1536w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-2048x1366.jpg 2048w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-450x300.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-225x150.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-900x600.jpg 900w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-1350x901.jpg 1350w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45-20x13.jpg 20w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/1-45.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Hafif Başlayın</h2>



<p>Hafif egzersizlerle başlayın. Doğum bölgesi kası eski haline döndükten sonra özellikle hafif egzersizlere odaklanın. İlk iki ay boyunca haftalık olarak 20 ilâ 40 dakikalık hafif egzersizler fazlasıyla yeterli olacaktır.</p>



<p>&#8211; Tempolu yürüme, bisiklet ya da yüzme gibi karın ve rahim bölgesini destekleyen kaslarınıza zarar vermeden spora yeniden dönebileceğiniz aktiviteleri tercih edin.</p>



<p>&#8211; Doğum bölgesinin iyileşmesi tamamlanır tamamlanmaz bu bölgedeki kaslara zarar verebileceğinden her zaman yaptığınız karın egzersizlerine başlamayın. Karın kaslarınızda olağan dışı bir gevşeme varsa doktorunuz karın bölgesi için fizik tedavisine gitmenizi önerecektir. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse düz ve güçlenmiş bir karın bölgesi için pilates ve hafif jimnastiğe başlamadan önce birkaç hafta nefes egzersizi yapın.</p>



<p>&#8211; Doktorunuzun da onayıyla doğum bölgesine baskı yapacak spor aktivitelerine başlamadan önce üç ilâ altı ay bekleyin. Bu, yere sert şekilde basmanıza neden olan&nbsp;zumba, tenis, koşu, voleybol, ip atlama vb. tüm sporları kapsar.</p>



<h2>Her Beden Eşsizdir</h2>



<p>Yaptığınız egzersizleri kendinize göre uyarlayın. Tüm annelerinki gibi sizin vücudunuz da benzersizdir. Bu nedenle ne zaman yeniden spora başlayabileceğinizi yalnızca siz bilebilirsiniz. Aynı şekilde yaptığınız egzersizleri sağlık durumunuza göre ne şekilde uyarlayacağınız da size, doğum şeklinize ve bebeğiniz için benimsediğiniz yetiştirme şekline bağlıdır.</p>



<p>Eğer hamilelikte çok kilo aldıysanız hızla eski halinize dönmek isteseniz bile yavaş olun ve bedeninize çok yüklenmeyin. Vücut ağırlığınızın eklemlerinize baskı uygulamadığı spor faaliyetlerine öncelik verin. Yüzme, su jimnastiği ve havuz bisikleti gibi su sporları en büyük yardımcınız! Suyun kaldırma kuvvetiyle birlikte vücut ağırlığınız dörtte birine indiğinde gerekli hareketleri zorlanmadan ve yaralanma riski olmadan yapabilirsiniz. Kilo vermeye başladıktan sonra sert zemindeki egzersizlerle kaslarınızı biraz daha yorabilirsiniz.</p>



<h2>Sırt Ağrıları Egzersizleri</h2>



<p>Sırt ağrıları için (ilk aydan itibaren)</p>



<p>&#8211; Sırt üstü yatın, dizlerinizi kaldırın, topuklarınızı poponuza doğru yaklaştırın, ellerinizi karnınıza koyun, başınızı yerden kaldırmayın, çeneniz aşağıya doğru bakarken sırtınızı yere ve kalçanızı ileri doğru itin.</p>



<p>&#8211; Nefes verirken kalçanızı kaldırın ve alırken yere indirin.</p>



<p>&#8211; 10 dakika boyunca ağzınızdan nefes alarak bu pozisyonda durun. Karnınızı şekle sokmak için (kalçanızı güçlendirdikten sonra)</p>



<p>&#8211; Yere uzanın, çenenizi aşağıya doğru eğin, dizlerinizi kırın, ayaklarınızı havaya kaldırın ve ellerinizi dizlerinizin üzerine koyun.</p>



<p>&#8211; Hareket etmeden 20 saniye boyunca ellerinizle dizlerinizi itmeye çalışın.</p>



<p>&#8211; Aralarda otuzar saniye dinlenerek bunu altı kez tekrarlayın. Uylukları güçlendirmek ve omuz kaslarınızı geliştirmek için</p>



<p>&#8211; Sandalyeye oturun, ayaklarınızı kalça hizasında ayırın ve ellerinizi dizlerinizin üzerine koyun.</p>



<p>&#8211; Ellerinizle dizlerinizi birleştirmeye çalışırken dizlerinizi hareket ettirmemeye çalışın.</p>



<p>&#8211; 30 saniye boyunca buna devam edin.</p>



<p>&#8211; Aralarda yirmi ilâ otuzar saniye dinlenerek bunu dört kez tekrarlayın. Üst vücudunuzu sıkılaştırmak için kollarınızı göğüs hizasında kaldırarak dirseklerinizi açın.</p>



<p>&#8211; Bir elinizi yumruk yapıp diğer elinizle kavrayın.</p>



<p>&#8211; Daha sonra bir elinizle diğer elinizi ittirmeye çalışın.</p>



<p>&#8211; 10 saniye boyunca devam ettikten sonra nefes vererek ellerinizi gevşetin ve bu egzersizi 10 kez yaptıktan sonra diğer elinizi yumruk yapıp tekrarlayın. Poponuzu sıkılaştırmak için</p>



<p>&#8211; Sırtüstü yatın, ayaklarınızı serbest bırakın ve dizlerinizin altından bir egzersiz bandı geçirin.</p>



<p>&#8211; Sırtınız ve kollarınız yerde kalacak şekilde kalçanızı olabildiğince havaya kaldırdıktan sonra nefes verirken dizlerinizi ileri doğru itin. Elastik bandın oluşturduğu güce direnin.</p>



<p>&#8211; Poponuzu tekrar yere koyun ve dizlerinizi birleştirerek egzersizi beş kez daha tekrarlayın. Biraz dinlendikten sonra üç ya da dört set daha yapın.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/hamilelik-donemi/dogum-sonrasi-yapilabilecek-egzersizler/">Doğum Sonrası Yapılabilecek Egzersizler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garmastan ile Meme Ucu Çatlaklarını Oluşmadan Önleyin</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/garmastan-ile-ucu-catlaklarini-olusmadan-onleyin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2020 11:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emzirmenin hem bebek hem de annenin sağlığı için ne kadar önemli olduğunu artık herkes biliyor. Ancak bir annenin bebeğiyle kurduğu en yakın ilişkilerden biri olan emzirme, çeşitli sağlık sorunları nedeniyle bazı anneler için oldukça zor bir süreç olabiliyor. Meme ucu çatlağı bu sağlık sorunları arasında en sık rastlananlardan biri. Meme ucu çatlağı sorunu yaşayan annelerin&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/garmastan-ile-ucu-catlaklarini-olusmadan-onleyin/">Garmastan ile Meme Ucu Çatlaklarını Oluşmadan Önleyin</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Emzirmenin hem bebek hem de annenin sağlığı için ne kadar önemli olduğunu artık herkes biliyor. Ancak bir annenin bebeğiyle kurduğu en yakın ilişkilerden biri olan emzirme, çeşitli sağlık sorunları nedeniyle bazı anneler için oldukça zor bir süreç olabiliyor. Meme ucu çatlağı bu sağlık sorunları arasında en sık rastlananlardan biri. Meme ucu çatlağı sorunu yaşayan annelerin imdadına Garmastan Pomat yetişiyor.</p>



<h2>Garmastan Nedir? Ne İşe Yarar?</h2>



<p>Garmastan meme ucu çatlağı sorunu yaşayan annelere yardımcı olan, bu sayede emzirme sürecini kolaylaştıran bir pomat. Garmastan sayesinde bebekler anne sütünden yeterli düzeyde faydalanabiliyorlar.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" width="600" height="500" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2.jpg" alt="Garmastan ile Meme Ucu Çatlaklarını Oluşmadan Önleyin" class="wp-image-1567" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2.jpg 600w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2-300x250.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2-450x375.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2-225x188.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/09/garmastan2-20x17.jpg 20w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></figure></div>



<p>Garmastan meme ucunda oluşan çatlak, ağrı ve iltihap gibi sorunları ortadan kaldırırken yeni meme ucu çatlaklarının da oluşumunu engelliyor. Hem tedavi edici hem de önleyici özelliğiyle Garmastan, piyasadaki diğer ürünler arasında benzersiz bir konuma sahip.</p>



<p>Garmastan %100 doğal içeriği sayesinde hem bebek hem de annenin sağlığı için hiçbir tehdit oluşturmaz. Hipoalerjenik yapısı sayesinde emzirme süreci güvenli bir şekilde devam eder. Kokusuz olması sayesinde de bebeğin memeyi reddetme sorununa neden olmaz.</p>



<h2>Gayazulen</h2>



<p>Garmastan Pomat, gayazulen etkin maddesi sayesinde meme ucu çatlaklarının oluşumunu önlüyor.</p>



<p>Gayazulen, guajak ağacından elde edilen bir yağ ekstresi. Bu şifalı yağ, yüzyıllar boyunca Güney Amerika yerlileri tarafından tedavi amaçlı kullanıldı. Yağın iyileştirici, antioksidan ve antienflamatuar etkisi de bilimsel araştırmalarla kanıtlandı.</p>



<p>Garmastan Pomat, sahip olduğu mavi rengi bu çiçekten alıyor. Herhangi bir yapay renklendirici içermiyor.</p>



<h2>Nemlendirici Ürünler ve Garmastan Pomat</h2>



<p>Meme ucu çatlağı sorununa çözüm sunan birçok ürünü piyasada bulmak mümkün. Ancak her ürünün yeteri kadar etkili olduğu söylemez.</p>



<p>Piyasadaki ürünlerin birçoğunda etken madde olarak <strong>lanolin </strong>tercih ediliyor. Ancak lanolin meme başı çatlağıyla mücadele konusunda yetersiz kalıyor.</p>



<p>Lanolin, koyun yününün yağından elde ediliyor. Lanolin maddesinin kullanılabilir olması için saflaştırılması gerekiyor. Kimyasal bir işlemle yapılan saflaştırma sonrasında kimyasal artıkların ürün içinde kalma riski bulunuyor.</p>



<p>Diğer bir yandan lanolin, kıvamı yoğun bir madde olması nedeniyle yaraya uygulaması zordur.</p>



<p>Bunun karşılığında gayazulen %100 doğaldır. Herhangi bir kimyasal işlemden geçmediği için kimyasal artıkların ürün içinde kalma olasılığı yoktur. Gayazulen içeren Garmastan, su bazlı bir yapıya sahip olduğundan dolayı yumuşak bir kıvamı vardır ve meme başına kolaylıkla uygulanır.</p>



<p>Etkisi bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış olan Garmastan, meme ucu çatlağı sorunu yaşan annelerin en büyük yardımcısı. Eğer siz de meme ucu çatlağı sorunu nedeniyle bebeğinizi emzirmekte güçlük çekiyorsanız, Garmastan Pomat sizin için iyi bir çözüm olabilir.</p>



<p>Emzirme bebeğin gelişimi için oldukça kritiktir. Emzirmenin anne ile bebek arasındaki ilişkinin güçlenmesine de büyük faydası vardır. Meme baş çatağı sorunu nedeniyle bebeğinizi emzirmekten vazgeçmeyin. Garmastan ile bu sorunu çözün.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/garmastan-ile-ucu-catlaklarini-olusmadan-onleyin/">Garmastan ile Meme Ucu Çatlaklarını Oluşmadan Önleyin</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne Sütünü Artıran Yiyecekler</title>
		<link>https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/anne-sutunu-artiran-yiyecekler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2020 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anneler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.medikomag.com/?p=2115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne sütü bir annenin bebeğine verebileceği en güzel hediye. Uzmanlar özellikle ilk 6 ayda anne sütünün bebeğin gelişiminde kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyorlar. Bazı annelerin sütü, bebeğini beslemeye yetmiyor. Eğer siz de böyle bir sorun yaşıyorsanız, anne sütünü artıran yiyecekler hakkında vereceğimiz bilgiler işinize yarayabilir. Anne Sütü Neden Bu Kadar Değerli? Anne sütünü artıran&#8230;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/anne-sutunu-artiran-yiyecekler/">Anne Sütünü Artıran Yiyecekler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anne sütü bir annenin bebeğine verebileceği en güzel hediye. Uzmanlar özellikle ilk 6 ayda anne sütünün bebeğin gelişiminde kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyorlar. Bazı annelerin sütü, bebeğini beslemeye yetmiyor. Eğer siz de böyle bir sorun yaşıyorsanız, anne sütünü artıran yiyecekler hakkında vereceğimiz bilgiler işinize yarayabilir.</p>



<h2>Anne Sütü Neden Bu Kadar Değerli?</h2>



<p>Anne sütünü artıran yiyecekler konusuna girmeden önce anne sütünün bebeğin gelişimde neden bu kadar kritik bir öneme sahip olduğundan bahsedelim.</p>



<p>Anne sütü bebek için en ideal besin kaynağıdır. Bebeğin anne sütünü sindirmesi oldukça kolaydır. Bebek anne sütü sayesinde ihtiyacı olan enerji, protein, vitamin ve mineralleri alır. Yeteri kadar anne sütüyle beslenmemiş bebeklerin gelişim problemleri ve ilerleyen yıllarda çeşitli sağlık problemleri yaşamaları olasıdır.</p>



<p>Emzirmek sadece bebek için değil, anne için de faydalı olan bir aktivitedir. Emzirme sayesinde meme kanseri riski azalır. Anne doğum öncesi fiziğine daha kolay bir şekilde döner. Emzirme, depresyon yaşama olasılığını da düşürür.</p>



<p>Emzirmenin anne için tüm faydalarının yanında en özel faydası, bebeğiyle kurduğu ilişkinin güçlenmesidir.</p>



<h2>Anne Sütünün Yetersizliğinin Nedenleri Neler?</h2>



<p>Anne sütünün yetersiz olmasının ardında bazı fizyolojik ya da psikolojik sorunlar olabiliyor.</p>



<ul><li>Erken doğum</li><li>Annenin yeterli sıvı almaması</li><li>Yetersiz beslenme</li><li>Hormonal dengesizlik</li><li>Bebeğin geç emzirilmeye başlanması</li><li>Psikolojik sorunlar</li><li>Yorgunluk</li><li>Stres</li></ul>



<h2>Anne Sütünü Artıran Yiyecekler Hangileri</h2>



<p>Anne sütü eksikliği sorunu yaşıyorsanız beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Bazı yiyecekler sütünüzün artmasında size yardımcı olabilir.</p>



<ul><li>Rezene</li><li>Isırgan otu</li><li>Roybos</li><li>Mine çiçeği</li><li>Frenk kimyonu</li><li>Anason</li><li>Ahududu</li></ul>



<h2>Çemen Otu (Fenugreek)</h2>



<p>Çemen diğer adı ile fenugreek otu uzun yıllardır çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan oldukça etkili bir ot. Son yıllarda yapılan araştırmalar, çemen otunun süt miktarını artırdığını da gösteriyor.</p>



<h2>Etkili Bir Çözüm: Lacmix Kapsül</h2>



<p>Anne sütünü artıran yiyecekler yanında çemen otu içeriğiyle Lacmix Kapsül bu sorunla mücadelede size yardımcı olacak.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="700" height="549" src="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu.jpg" alt="Anne Sütünü Artıran Yiyecekler" class="wp-image-2117" srcset="https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu.jpg 700w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu-300x235.jpg 300w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu-450x353.jpg 450w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu-225x176.jpg 225w, https://www.medikomag.com/wp-content/uploads/2020/10/Lacmix-kutu-20x15.jpg 20w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></figure>



<p>Günde iki kapsül olarak kullanılan Lacmix Kapsül süt yetersizliği sorunu çeken annelerin günlük 200 mg çemen otu ekstresi almasını sağlıyor. Lacmix Kapsül sadece anne sütünün miktarını değil, aynı zamanda zengin vitamin ve mineral içeriğiyle annenin sütünü zenginleştiriyor.</p>



<p>Lacmix Kapsül süt artırıcı, multivitamin, multimineral ve omega 3 takviyesini aynı anda sunan piyasadaki tek ürün.</p>



<p>Lacmix Kapsül hızlı bir şekilde etki ediyor. Yapılan araştırmalar ürünün kullanıma başlandıktan 1 ila 3 gün içinde anne sütü miktarının arttığını gösteriyor. Lacmix Kapsül’ün içeriğinin neredeyse anne sütüyle aynı olması da ürünü oldukça güvenli hale getiriyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com/anneler-ve-cocuklar/anne-sutunu-artiran-yiyecekler/">Anne Sütünü Artıran Yiyecekler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://www.medikomag.com">MedikoMag</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
