Dünya üzerinde 7 milyara yakın insan yaşıyor ve bu 7 milyar farklı tepki ve deneyim demek. Tüm insanlığın hedefi mutlu olmak ve hepimiz ömrümüz boyunca bu hedefin peşinden koşuyoruz. Kimisi ulaşabiliyor, kimisi ulaşamıyor. Peki aradaki fark nereden kaynaklanıyor? Bu yazımızda pozitif düşünme kavramını ele alacağız.
Psikologlara göre düşünme yapımız her şeyi domino taşı gibi etkileyen süreci başlatıyor. Olumsuz düşünceler olumsuz duygulara dönüşüyor, olumsuz duygular nefret, öfke, kaygı, stres, çaresizlik gibi bizi zorlayan ve içinde bulunduğumuz yere kilitleyen duygular. Böyle olunca çözüm yolunu göremediğimiz gibi uygulayamıyoruz da. Korktuğumuz başımıza geliyor ve o zincirleme negatif duygu süreci daha da derinleşiyor. Bu böyle bir kısır döngü şeklinde devam ediyor ve dibe doğru ilerliyoruz. Bu kader değil tamamen bizim olaylara bakış açımız. İşte size mutsuzluğun tarifi.
Peki tam tersini yaparsak ne olur bir düşünelim. Eğer biz dominonun ilk taşını olumsuzdan olumluya çevirebilirsek o zaman tam tersi bir süreç başlatabiliriz. Olumlu duygulara yol açan, bizi pozitif aksiyonlara sevk eden ve sonucunda mutlu olacağımız bir sürece gireriz. İşte buna pozitif düşünme gücü deniyor.

Pozitif Düşünme Yöntemleri
Birçok terapist, meditasyon gurusu, doğu veya batı ülkelerinde hemen hemen herkesin üzerinde fikir birliğine vardığı bazı yöntemler var. Siz kısaca bunlardan bazılarını aktarmaya çalışacağız
Şükretmek
Başımıza gelen olayları her zaman kontrol edemeyebiliriz ama olaylara olan bakış açımızın kontrolü tamamen bizim elimizde. Mutlu ve mutsuz insan arasındaki en önemli farklardan biri de işte bu bakış açısı. Pozitif düşünen bir insan başına gelen her olaya sonuçtan bağımsız olarak “bu olayda ben ya kazandım, ya da birşey öğrendim” diye minnetle bakarken, negatif düşünen bir insan her şeye şikayet etmenin bir yolunu bulacaktır. Her sabah uyandığınızda 10 dk kadar sahip olduklarınıza teşekkür etmek hayatınızda muhteşem değişiklikler yaratabilir. Bir deneyin, ne kaybedersiniz?
Pozitif Düşünme ve Meditasyon
Pozitif düşünerek hayatını sürdüren birçok insana baktığımızda meditasyonun ortak payda olduğunu gözlemleriz. Meditasyon yapıldığında vücutta salgılanan hormonlar ve düzenli oksijen akışı sayesinde bedenin stresi azalır, kaslar gevşer ve pozitif düşünmek için daha hazır hale geliriz. İster meditasyon yapın, ister dua edin ama her gün kendinize özel bir 15 dk bile olsa ayırın.
Hayata Güvenin ve Kontrol Meseleleri
Birçok insanın yaşadığı kaygı bozukluğu, stres ve anksiyete sorunları hayatın akışına güvenmemesi, başına kötü şeyler gelmesinden korkması ve bunu kontrol etmeye çalışmasının doğal sonucu olarak ortaya çıkar.
Bu ruh hallerinde de pozitif düşünmek pek mümkün olmayabilir ve beynimiz bize sonsuz felaket senaryolarıyla gelir. İşte tam o noktada dümeni çevirip pozitif düşünmeye başlamak gerekir.
Hayat size ne sunarsa sunsun o esnada doğru şeyi yaşadığınıza dair inancınızı koruyun. Sonuçta siz ne kadar kontrol etmeye çalışırsanız çalışın hayat yine kendi akışında ilerleyeceği için keyfini çıkarmaya ve dersinizi öğrenip ilerlemeye bakın. Sonuçta kıştan sonra bahar her zaman gelir. Bunu hep hatırlayın ve negatif düşüncelerinizi pozitiflerle değiştirin.
Olumlu Telkin
Beynimiz hayal ve gerçeği ayırt edemez. Hayal kurduğumuzda da aynen gerçekte yaşıyormuşuz gibi ruhsal ve bedensel tepkileri oluşturur. Yani tatile gitmeyi hayal ettiğinizde içinizde oluşan mutluluk duygusu ile tatile gerçekten gittiğinizde yaşayacağınız mutluluk aynıdır. Bu mantıkla durup dururken henüz gerçekleşmemiş bir şey üzerine negatif düşünürseniz beyin onu da gerçek sanıp vücudunuza o olay gerçekleşmiş gibi stres sinyalleri gönderecektir. Bu sebeple kullandığınız kelimelerden, kendinize yaptığınız telkinlere, iç sesinizden yazdıklarınıza kadar her şeyi yaşamak istediğiniz şekilde hayal edip, o şekilde düşünürseniz beyniniz ve bedeniniz size onu gerçekleştirmekte daha çok yardımcı olabilecektir. Bu bilgiyi mutlaka kendi faydanız için kullanmayı ihmal etmeyin.